11. Hukuk Dairesi 2013/905 E. 2013/18485 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2013/905 Esas 2013/18485 Karar 22.10.2013
11. Hukuk Dairesi 2013/905 E., 2013/18485 K.
MAHKEMESİ : İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2012 tarih ve 2012/35-2012/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK'nun 3494 sayılı kanunla değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi Zeliha Çubuk tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ... Otomasyon Mühendislik Taahhüt Elektrik San. Tic. A.Ş. unvanıyla faaliyet gösterdiğini, 2001 yılında yorum ibaresini kullanmaya başladıklarını, 2003 yılında şirket ortakları ...,... ve ...in hisselerini devrederek şirketten ayrıldıklarını, ancak ne bu devir sırasında ne de daha sonra YORUM ibaresinin marka ve ticaret unvanı olarak kullanılmaması yönünde müvekkiline herhangi bir uyarıda bulunmadıklarını, müvekkili şirket kurulurken unvanının YORUM olması konusunda mutabakat sağlandığını, ayrıca dava konusu markanın kullanıldığı sınıflarının farklı olduğunu ileri sürerek, müvekkiline ait kullanımın davalıya ait YORUM markasına tecavüz oluşturmadığının ve müvekkilinin bu markayı kullanmakta haklı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, öncelikle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; yargılamanın başlangıcında dava şartlarının incelenmesinin HMK'nın 114 ve 138. maddelerinin emredici hükmü olduğu, 556 sayılı KHK'nın 74/2 maddesi gereğince menfi tespit davası açmak isteyen kimselerin marka sahibine noter aracılığı ile bildirimde bulunarak marka sahibinden görüşünü bildirmesini istemesinin yasal bir zorunluluk olduğu, somut olayda davacı vekilinin beyanına göre davadan önce davalı tarafa böyle bir noter bildiriminin yapılmadığı, dolayısıyla dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Davalı tarafından, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2007/161 Esas sayılı dosyasında davacı aleyhine markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi talepli dava açılmıştır. 556 sayılı KHK'nın 74/4. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüzden dolayı kendisine karşı dava açılmış bir kişi tarafından aynı maddenin ilk fıkrasına dayalı dava açılamaz. İstanbul 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2007/161 Esas sayılı dosyasında taraflar arasındaki davada davalının davacının tescilli markasına tecavüz edip etmediği hususları tartışılıp belirlenecek olduğundan, davacının işbu davayı açamayacağı nazara alınarak bu gerekçeyle davanın reddi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddi doğru değilse de sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.