11. Hukuk Dairesi 2013/657 E. 2013/17794 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2013/657 Esas 2013/17794 Karar 07.10.2013
11. Hukuk Dairesi 2013/657 E., 2013/17794 K.
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada Elazığ 2. Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi’nce verilen 13.09.2012 tarih ve 2011/396-2012/268 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait taşınmazın Doğal Afet Sigortaları Kurumu Zorunlu Deprem Sigortası Poliçesi kapsamında dava dışı ...Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından sigortalandığını, primlerinin tahsil edildiğini, meydana gelen depremda evin hasar gördüğünü, davalı kurumun "taşınmazın köy yerleşim alanı içinde yer aldığı dolayısıyla zorunlu deprem sigortası genel şartları kapsamında bulunmadığı" gerekçesiyle hasar tazmin talebini reddettiğini, oysa poliçenin tanzimi esnasında taşınmazın köy içinde kaldığına ilişkin tapu kaydının ibraz edildiğini, gerçeğe aykırı bilgi verilmediğini, prim karşılığında poliçenin düzenlendiğini, buna rağmen belirtilen gerekçe ile ödeme yapılmamasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek şimdilik 2.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, Dask Genel Şartları ve 587 sayılı KHK'ye göre köy yerleşik alanlarında yapılan binaların zorunlu deprem sigortasına tabi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ...Belediye Başkanlığının yazısına göre sigorta poliçesine konu olan yapının köy yerleşim alanında yer aldığı, DASK Genel Şartları'nın A.2 -2. maddesine göre köy yerleşim alanlarında yapılan binaların sigorta kapsamı dışında tutulduğu, genel şartların C.2 maddesine göre de sigorta kapsamı dışında kalan bir yere yanlışlıkla poliçe düzenlendiğinin belgelenmesi halinde sözleşmenin iptal edilip primin tamamının sigorta ettirene ödeneceğinin belirtildiği, davacının konutunun köy yerleşim alanında yer almasına rağmen yanlışlıkla poliçe düzenlendiği, buna göre geçersiz sigorta poliçesi nedeniyle davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deprem sigorta poliçesine dayanan tazminat istemine ilişkindir. Olaya uygulanması gereken, Zorunlu Deprem Sigortasına Dair mülga KHK'nın (18/05/2012 tarih ve 28296 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09/05/2012 tarih ve 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu'nun 15. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.) 2. maddesinin 2. fıkrasında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait binalar ile köy yerleşik alanlarında yapılan binaların bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında zorunlu deprem sigortasına tabi bulunmadığı belirtilmiştir. Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları'nın A.2 maddesinin 2.2 bendinde de, köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanlarca köy yerleşik alanları ve civarında ve mezralarda yapılan binaların kapsam dışında bulunduğu belirtilmiş, C.2 maddesinin son bendinde de, sigorta sözleşmesinin yürürlükte olduğu süre içerisinde, sigorta konusu yerin A.1 maddesi kapsamındaki durumlar dışında kalan bir nedenle ortadan kalkması ya da sigortalı yerin sigorta kapsamı dışına çıkması hallerinde, bu durumun sigorta ettiren tarafından belgelendirilmesi kaydıyla, sigorta sözleşmesi, bildirimde bulunulan tarihten itibaren geçerli olmak üzere iptal edileceği, bu durumda, sözleşmenin iptal tarihi ile başlangıcındaki bitiş tarihi arasındaki süreye isabet eden prim tutarının sigorta ettirene gün esası üzerinden iade edileceği düzenlenmiştir. Somut olaya gelince, davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında poliçe düzenlenmesi esnasında sigortalanacak taşınmazın tapu kaydının ibraz edildiğini, taşınmazın köy yerleşim yerinde kaldığının bilinmesine rağmen herhangi bir uyarı yapılmaksızın poliçenin tanzim edilerek primlerin tahsil edildiğini iddia etmiş ve hasarının tazminini istemiştir. Zorunlu Deprem Sigortası Poliçesi'ndeki taşınmaz bilgileri ile davacı vekili tarafından sunulan tapu kaydındaki pafta, parsel bilgileri örtüşmektedir. Yine sigortalı binanın...Mahallesi'nde bulunduğu sigorta poliçesine dercedilmiştir. Yukarıda ayrıntısına yer verilen, zorunlu deprem sigortasının kapsamını ve bu sigortayı yaptırmakla mükellef olanları belirleyen yasal hükümler karşısında, köy yerleşim alanlarında yapılan binaların bu sigortanın kapsamı dışında kaldığı, diğer bir anlatımla köy yerleşim alanlarında bulunan bina sahiplerinin zorunlu deprem sigortası yaptırmakla mükellef olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak, zorunlu deprem sigortası yaptırmak durumunda bulunmayan sigortalının, köyde bulunduğunu sigortacıya bildirdiği evinin, davalı tarafından sigorta edilmesinden ve riskin meydana gelmesinden sonra, davalının, taşınmazın köy sınırları içerisinde kalması nedeniyle teminat kapsamında bulunmadığından bahisle ödeme yapmaması iyi niyetle ve akdi görüşmelerden doğan sorumlulukla bağdaşmamaktadır. Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek hüküm kurulması yerine, köy yerleşim alanı içerisinde bulunan meskende meydana gelen zarardan davalının sorumlu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.