11. Hukuk Dairesi 2013/10097 E. 2013/15873 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2013/10097 Esas 2013/15873 Karar 17.09.2013
11. Hukuk Dairesi 2013/10097 E., 2013/15873 K.
MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.11.2011 gün ve 2010/46-2011/200 sayılı kararı onayan Daire’nin 01.04.2013 gün ve 2012/4311-2013/6443 sayılı kararı aleyhinde davalı-birleşen davanın davacısı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı vekili, müvekkili firmanın Türkiye'de alüminyum doğrama profili ve madeni aksam sektöründe faaliyet gösteren bir ticari şirket olduğunu, davalı şirketin 2002 01564 ve 2002 01565 sayılı endüstriyel tasarım tescil belgesini aldığını, ancak tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliğine sahip olmadığını, tasarımların müvekkili şirket ve birçok yabancı şirket tarafından imalinin gerçekleştirildiğini, davalının tasarımının tescile değer bir tasarım özelliği olmadığını ileri sürerek davalı şirkete ait 2002 01564 ve 2002 01565 sayılı endüstriyel tasarım tescil belgelerinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen dosya yönünden davanın reddini savunmuştur. Asıl davanın davalısı birleşen davanın davacısı vekili, müvekkili adına 2002 01564 ve 2002 01565 numaraları ile tescilli endüstriyel tasarımların taklit edildiğini ve satışının gerçekleştirildiğini ileri sürerek tescilli tasarıma vaki tecavüz eylemlerinin tespitine ve men'ine, tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, maddi ve manevi tazminata karar verilmesini talep etmiş, asıl davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, tasarım hukukuna hakim prensiplere göre tasarımın korumadan yararlanabilmesi için nihai kullanımda görünür olması gerektiği, davaya konu tasarımlarını nihai kullanımda görünmez olduğu, taraf tasarımlarının benzer olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile dava konusu tescilli tasarımın sicilden terkinine, birleşen davanın reddine dair tesis edilen karar, davalı-birleşen davanın davacısı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır. Davalı-birleşen davanın davacısı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-birleşen davanın davacısı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-birleşen davanın davacısı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.