11. Hukuk Dairesi 2012/4768 E. 2012/8967 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2012/4768 Esas 2012/8967 Karar 25.05.2012
11. Hukuk Dairesi 2012/4768 E., 2012/8967 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2011 tarih ve 2011/417-2011/697 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.05.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. .....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden tahsil ettiği halde geri ödemediği paranın tahsili için Federal Almanya Cumhuriyeti Mahkemesi nezdinde açılan davanın kabul edildiğini ve bu kararın kesinleştiğini ileri sürerek, anılan yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenen mahkeme kararının davalıya usule uygun olarak tebliğ edildiği, kararın kesinleştiği, MÖHUK 54. maddesi uyarınca tenfiz koşullarının oluştuğu ve kararın Türk kamu düzenine aykırı olduğu savunmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Mahkemece, dava kabul edilerek karar ve ilam harcının nispi olarak tahsiline karar verilmiştir. Oysa, tenfiz davalarının eda davası değil, tespit davası niteliğinde bulunması sebebiyle harcın maktu olarak tahsili gerektiğinden kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiş ise de; yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla kararın düzletilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinin karardan tamamen çıkarılarak yerine “Alınması gereken 18,40 TL maktu karar harcının peşin alınan harçtan mahsubu ile fazla alınan 3.780,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine” cümlesinin eklenmesine, ayrıca 5 numaralı bendin hükümden tamamen çıkartılarak yerine “Davacı tarafından ödenen 18,40 TL başvuru harcı ile 18,40 TL maktu karar harcı ve 12,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 48,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılarak kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 3.777,85 TL harcın temyiz edene iadesine, 25.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.