11. Hukuk Dairesi 2012/3122 E. 2012/4073 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2012/3122 Esas 2012/4073 Karar 16.03.2012
11. Hukuk Dairesi 2012/3122 E., 2012/4073 K.
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/01/2012 tarih ve 2011/365-2012/5 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 28/03/2007 tarihli taşeron sözleşmesi uyarınca müvekkili tarafından sözleşmede belirtilen işlerin yerine getirildiğini, müvekkilinin 149.742,00 USD alacağının ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 9.000,00 TL’nın ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan 22/04/2007 tarihli çerçeve sözleşmenin 34. maddesi hükmü gereğince tahkim itirazında bulunduklarını, öte yandan davalının halen fatura kesmediğini, ne kadar hizmet verdiğinin dava dilekçesinden anlaşılamadığını, davacı tarafından tamamlanan ve faturalanan işlerin bedellerinin ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasında akdedilen asıl sözleşmenin 22/04/2007 tarihli sözleşme olup 28/03/2007 tarihli gizlilik sözleşmesinin bu sözleşmeye dayalı tali bir sözleşme olduğu, 22/04/2007 tarihli sözleşmenin 34. maddesinde, taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkların Uluslararası Ticaret Odasının tahkim kuralları kapsamında tahkim yolu ile çözüme bağlanacağının, tahkim yerinin Londra olduğunun kararlaştırıldığı gerekçesiyle HMK.'nun 413. maddesi uyarınca tahkim itirazının kabulü ile davanın usulden reddine, yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosya kapsamından, davanın her iki yanının da Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan şirketler olup aralarındaki varlığı ihtilafsız sözleşme(ler)in -ifa yerlerinin Türkiye dahilinde olduğu da gözetildiğinde- 805 sayılı Yasa’nın 1. maddesi uyarınca Türkçe olması zorunlu iken İngilizce düzenlendikleri anlaşılmaktadır. Aynı yasanın 4. maddesinde sözleşmelerin Türkçe düzenlenmesi konusundaki gerekliliğe uyulmamasının müeyyidesi yer almakta olup, mahkemece söz konusu yasa hükümleri nazara alınarak yasada belirtilen müeyyidenin mutlak geçersizlik sonucu doğuran maddi bir hukuk kuralı niteliğinde olup olmadığı, aksi halde ispat hukukuna ilişkin bir kural mahiyetinde bulunup bulunmadığı, bu anlamda davalı yan dayanağı sözleşmenin özellikle tahkime ilişkin hükümlerinin onun lehine nazara alınıp alınmayacağı, tahkim itirazında bulunmanın ve buna ilişkin sözleşme hükmüne dayanmanın “bir tarafın lehine” bir durum tevlit eder nitelikte olup olmadığı, öte yandan davacının davalının tahkim itirazına karşı çıkmasının MK’nun 2. maddesinde yer alan iyiniyet kuralına aykırı olup olmadığı hususları değerlendirilip tartışılmadan taraflar arasındaki 22.4.2007 tarihli sözleşmenin ilgili hükümlerine değer izafe olunarak davalının tahkim itirazının kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davacı yan vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yan vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.