11. Hukuk Dairesi 2012/134 E. 2012/6846 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2012/134 Esas 2012/6846 Karar 25.04.2012
11. Hukuk Dairesi 2012/134 E., 2012/6846 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.05.2010 tarih ve 2007/167-2010/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili , davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, 09.09.2005 günü meydana gelen trafik kazası sonucunda davacı ...'in yaralandığını ve sürekli iş ve meslekte kazanma gücü kaybına uğradığını, hamile olduğu için erken doğum yapmak zorunda kaldığını, her iki davacının manevi zarar uğradıklarını ileri sürerek, davacı ... için 15.000 TL, kocası ... için 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... ve ... yönünden olay tarihinden itibaren avans faizi, davalı ... şirketleri yönünden her birinin sorumluluğu 5.000 TL ile sınırlı olmak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tüm davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, maddi tazminat miktarını 77.297,16 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili şirketçe sigortalı bulunan aracın kusurlu olmadığını savunmuştur. Davalı ..., kazanın traktör sürücüsü ...'nın aracını trafik kurallarına aykırı olarak trafiğe açık yol içine, ışıksız ve işaretsiz olarak bırakılması nedeniyle meydana geldiğini, davacı ...'in yaralanmasının meslekten kazanma gücünü yitirir nitelikte olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davacı ... çalışmadığından maddi tazminat istenmesinin mümkün olmadığını, manevi tazminat talebinin de fahiş olduğunu savunmuştur. Davalı ...Ş. vekili, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısı araç sürücüsünün kazadaki kusuru oranıyla sınırlı olduğu beyan etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen trafik kazasında davacı ...'in % 33.2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, davacıların kaza nedeniyle büyük üzüntü çektikleri gerekçesiyle, işgücü kaybı zararından kaynaklanan maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulüne, 77.297,16 TL'nin davalılar ..., ..., ... yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, davalı ... yönünden 5.000 TL'sinin dava tarihi olan 02.03.2007, 45.000 TL'sinin temerrüt tarihi olan 19.03.2007, davalı ...Ş. yönünden 5.000 TL'sinin dava tarihi, 45.000 TL'sinin temerrüt tarihi olan 22.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... şirketleri yönünden poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere tüm davalılardan müteselsilen tahsiline; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 5.000 TL, davacı ... için 3.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılar ..., ..., ...'dan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili, davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, taşıma akdinden ve trafik kazasından kaynaklandığı iddia olunan tazminatın tahsiline ilişkin olup, taşıyıcı minibüs şoförü davalı ..., olayda kusuru bulunmadığını savunduğu gibi kazaya karışan traktör şoförü ... vekili de müvekkilinin kusursuz olma ihtimali bulunduğunu beyan etmiştir. Mahkemece, Cumhuriyet Savcılığında alınan kusur raporuna itibar edilerek ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmadan hüküm tesisi cihetine gidilmiştir. Her ne kadar davacı taraf yolcu ve olayda herhangi bir kusurlarının bulunduğu iddia ve ispat edilmemiş ise de, kazaya karışan her iki aracın sürücüsü ve işleteni ile bunların zorunlu mali sorumluluk sigortacıları kusura ilişkin beyanları kabul etmediklerinden, mahkemece 2918 Sayılı Yasanın 86 ve 91. maddeleri hükümleri gözönünde bulundurularak, Cumhuriyet Savcılığı raporuna itibar edildiğine göre, bu rapora istinaden açılan ceza davasının neticesi beklenip buna hüküm kurulmak gerekirken, anılan husus nazara alınmadan ve yukarıda belirtildiği üzere ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanna nedenlerle mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 25.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.