11. Hukuk Dairesi 2011/7527 E. 2012/14203 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2011/7527 Esas 2012/14203 Karar 25.09.2012
11. Hukuk Dairesi 2011/7527 E., 2012/14203 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/02/2011 tarih ve 2007/176-2011/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ve davalının 01.02.2006 tarihinde, yurtiçi ve yurtdışı turizm faaliyetlerinde bulunan firmaların Türkiye genelinde turistik bölgelere yapacakları tatil ve tur organizasyonlarında davalı şirket tarafından beyan edilen nitelikte ve şartlarda otobüs ve servis araçları tahsisi konusunda sözleşme yaptıklarını, bunun karşılığında davacı tarafından 1.800,00 TL ödenmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin zarar görmemesi için davalı tarafından sözleşmenin imzalanmasından itibaren 30 gün içerisinde sözleşmede belirtilen araçların tahsisinin ve seferlerinin mutlak surette yerine getirileceğini, sözleşme gereğince 1 Nisan 2006 tarihli 100.000,00 TL, 1 Temmuz 2006 tarihli 200.000,00 TL, 1 Ekim 2006 tarihli 300.000,00 TL'lik senetlerin müvekkili tarafından davalı şirkete senet teslim tutanağı ile verileceğinin kararlaştırıldığını, davalının senetleri teslim almasına rağmen araçların teslimini yerine getirmeyerek müvekkilinin zararına neden olduğunu ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerini açıkça ihlal ettiğini, sözleşmede kararlaştırılan 1.000.000,00 TL cezai şartın 01.04.2007 tarihinden itibaren davalı şirkete hiçbir ihtar ve ihbar olmadan yürürlüğe gireceğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL cezai şartın reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 1.000.000,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, sözleşmenin muvazaalı olduğunu, davacı ile dava dışı ... isimli şahsın müvekkilini zarara uğratmak maksadı ile sözleşmeyi sonradan tanzim ettiklerini, müvekkilinin söz konusu sözleşmeyi imzalamadığını, imzalaması için ...'e yetki de vermediğini, ...'in 21.04.2006 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile hisselerini ...'a devrettiğini, bu tarih itibarı ile ortaklık sıfatı olmadığını, ayrıca ...'in şirketi temsil yetkisinin bulunmadığını, teslim edildiği iddia edilen senetlerin ve sözleşmenin müvekkili şirkette olmadığını, davacının turizm acentesi olmayıp sözleşmede belirtilen faaliyetleri yapmasının da mümkün bulunmadığını, sözleşmenin ifa kabiliyetinin olmadığını, geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, olayda muvazaanın bulunmadığı, sözleşmeyi imzalayan ...'in şirketin yetkilisi olmadığı, T.T.K. hükümlerine göre anonim şirketi temsil yetkisinin kural olarak yönetim kuruluna ait olduğu, iki yönetim kurulu üyesinin müşterek imza ile şirketi temsil edecekleri, iki üyenin temsil yetkisini tek bir üyeye veya 3. bir kişiye devredemeyecekleri, temsil yetkisini devir yetkisinin ana sözleşmenin verdiği yetki çerçevesinde genel kurula veya yönetim kuruluna ait olduğu, belirtilen nedenlerle temsil yetkisine sahip iki yönetim kurulu üyesinin organ olarak alınan bir karar olmadan yetkisiz bir şekilde temsil yetkisini ...'e devretmelerinin geçersiz olduğu, bu nedenle dava dışı ...'in 01.02.2006 tarihli sözleşmeyi imzalama yetkisinin bulunmadığı, sözleşmenin geçerli olmadığı, davacı şirketin sözleşmenin barter sözleşmesi olduğu yolundaki iddialarını ispatlayamadığı, sözleşmenin yetkisiz kişi tarafından imzalandığı, geçerli bir sözleşme olmadığı, geçersiz olan sözleşmeye dayanarak davalı şirketten cezai şart bedeli talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 25/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.