11. Hukuk Dairesi 2011/1429 E. 2012/8807 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2011/1429 E. 2012/8807 K. — Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2011/1429 Esas 2012/8807 Karar 24.05.2012
11. Hukuk Dairesi 2011/1429 E.,  2012/8807 K.

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk (Beyoğlu 4. Sulh Hukuk) Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Sulh Hukuk (Beyoğlu 4. Sulh Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 10/11/2010 tarih ve 2007/488-2010/780 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı Warranty Genel Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. ile davalının yaptığı "Yönetim Anlaşması" gereği "2. El Araçlara İlişkin Uzatılmış Garanti Sigorta Poliçesi"nin davalı tarafından düzenlendiğini, müvekkili ile imzalanan sözleşme gereğince müvekkili lehine davalı ... şirketine sigorta poliçelerinin düzenlettirildiğini, poliçe kapsamında bulunan araçlarda meydana gelen arızaların müvekkili tarafından giderildiğini, poliçe gereğince davalı tarafından ödenmesi gereken bedellerin hasar bildirimi yapılmasına rağmen ödenmediğini, 3.807,78 TL'nin tahsili için başlatılan icra takibine Warranty A.Ş.nin itiraz etmemesine rağmen davalı ... şirketinin haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili ile dava dışı Warranty A.Ş. arasında otomobil ve elektrikli aletlerin bozulmalarına karşı bozulma garantisi satışı ve yönetimi konusunda anlaşma imzalandığını, bu anlaşma ile Warranty A.Ş.nin garanti sözleşmesi yaptığı otomobil firmalarına ait araçların sigorta kapsamına alındığını, sigorta ettiren olan Warranty A.Ş.nin prim borcunu ödemediğini, dolayısıyla TTK.'nun 1295. maddesi gereği müvekkilinin sorumluluğunun başlamadığını, 17.09.2004 tarihli ihtarname ile poliçelerin iptal edildiğini, bu tarihten sonra meydana gelen hasarların teminat kapsamında olmadığını, davacının sigortalı olduğunu, sigorta ettirenin ise Warranty A.Ş. olup, sigorta ettirenden olan alacağının sigortalının tazminat alacağı ile takas edilebileceğini, müvekkilinin sorumluluğunun başlamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ile Warranty arasındaki yönetim sözleşmesinde primlerin tahsiline ilişkin hükmün sözleşme taraflarınca değiştirildiği, davacının Warranty firmasına primleri ödediği ve sigorta teminatının başladığı, davalı ... ile dava dışı Warranty firması arasındaki reasürans sağlama yükümlülüğünün davacı sigortalıya karşı ileri sürülemeyeceği, davacının primlerini Warranty’e ödediği için sigorta teminatından yararlandığı, davalı ... şirketinin Warranty ile olan yönetim sözleşmesini feshetmesinden önce yapıldığı için, aynı sözleşmenin 8.2 maddesi uyarınca davalının takip konusu sigorta poliçesinden doğan sorumluluğun devam ettiği, Warranty tarafından davalı ... Oyak’a yapılan 25.000 USD tutarındaki ödemenin hangi borç için yapıldığının cari hesap ilişkisi nedeniyle belirlenemediği, ancak Borçlar Kanunu’nun 85. ve 86.maddelerine göre, davalı vekilinin ödemenin hangi borç için yapıldığını belirtmemesi nedeniyle öncelikle prim borcu için ödemenin yapıldığı veya herhalde davacının prim borcu ve hasar bedelinden doğan borcuna mütenasip oranda mahsubunun yapılması gerektiği, davalının takip konusu borca ve faize yaptığı itirazın haksız olduğu, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiği için likit sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde aşağıda yazılı 75,35 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 24.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın