11. Hukuk Dairesi 2010/4443 E. 2011/3002 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2010/4443 Esas 2011/3002 Karar 21.03.2011
11. Hukuk Dairesi 2010/4443 E., 2011/3002 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 7.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.07.2009 tarih ve 2008/470 - 2009/224 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/440 esas sayısına kayden görülen müvekkilinin davalıdan ticari alacağı nedeniyle başlattığı takibe itirazın iptali davasında tarafların imzaladıkları 06/03/2007 tarihli sulh sözleşmesinde müvekkilinin davadan feragat etmesi karşılığında davalının, müvekkil vekili Av....'nin vekalet ücreti alacağı için 10.000,00 TL ödeme yaptığını, bunun dışında Av....'ye ödenmesi gereken bir fazlalık doğarsa kayıtsız şartsız ödeyeceğini taahhüt ettiğini, Av....'nin müvekkiline karşı avukatlık ücretinin eksik ödendiği gerekçesi ile açtığı İzmir 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2007/135 esas sayılı dosyasında daha önce ödenen 10.000,00 TL dışında ayrıca 19.599,56 TL’nın yasal faizi ile ödenmesine karar verildiği, Av....'nin ilamın infazı için başlattığı İzmir 19.İcra Müdürlüğü'nün 2008/2573 sayılı takip dosyasında müvekkilinin toplam 30.434,00 TL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL'nın, 03/06/2009 tarihli ıslah dilekçesiyle toplam 19.559,56 TL’nın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sulh sözleşmesiyle müvekkilinin davacı şirket vekili olan Av....'ye ödenmek üzere 10.000,00 TL verdiğini, davacı avukatının daha fazla alacağı olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin de davacıya borcunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki 06/03/2007 tarihli "Sulh Sözleşmesi" başlıklı belgede, davalının davacıya Av....'nin vekalet ücreti için 10.000,00 TL ödediği, ancak ücretin daha fazla olması halinde kayıtsız ve şartsız nakden ödeneceğinin kabul edildiği, Av. ...’nin davacı hakkında açtığı vekalet ücretine dayalı alacak davasında 19.599,56 TL vekalet ücreti alacağına ve fer' ilerine dair verilen hükmün infazı için başlatılan takipte davacının 30.434,00 TL ödeme yaptığı, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinden 10.000,00 TL mahsup edildikten sonra davacının vekalet ücreti olarak 19.599,56 TL daha ödediği, sulh sözleşmesi gereğince davalının bu miktardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 899,65 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.