11. Hukuk Dairesi 2010/14629 E. 2012/5644 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2010/14629 Esas 2012/5644 Karar 09.04.2012
11. Hukuk Dairesi 2010/14629 E., 2012/5644 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/04/2010 tarih ve 2008/342-2010/296 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ayrı ayrı davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ... ve davalı şirket tarafından işletilen minyatür trende 14.08.2005 tarihinde meydana gelen kazada müvekkillerinden ... ve ...’ın oğulları olan...’ın hayatını kaybettiğini, olay nedeniyle davacılar ... ve...’in, müteveffanın muhtemel desteğinden mahrum kaldıklarını ve tüm davacıların büyük bir acı yaşadığını ileri sürerek, müteveffanın anne ve babası olan... ve ... için ayrı ayrı 500 TL maddi ve 40.000 TL manevi, kardeşleri olan..., ....., için 5.000 TL manevi, ....., için 4.000 TL manevi, anneannesi olan ....., babaanne ......, ve büyükbaba ... için ayrı ayrı 2.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 18.600,41 TL’na yükseltmiştir. Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, olay nedeniyle davacıların çocuğu, kardeşi ve torunu olan...’ın hayatını kaybettiği, yapılan inceleme sonunda davalıların ayrı ayrı % 30 oranında kusurlu olduklarının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 9.329,01 TL maddi ve 10.000 TL manevi, davacı ... için 9.271,40 TL maddi ve 10.000 TL manevi, ölenin kardeşleri olan..., ......, ve ......,için ayrı ayrı 3.000 TL manevi, anneanne ......, babaanne ......., ve büyükbaba ... için ayrı ayrı 1.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, ayrı ayrı davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. 1 – Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 2 – Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat, davacıların olaydan etkileniş derecesine, olay tarihindeki paranın alım gücüne ve somut olayın özelliklerine uygun düşmemekte ve az olup, davacılar yönünden adalete uygun, makul bir manevi tazminat takdir edilmek üzere, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir. Bu durumda mahkemece, davacılar lehine daha makul bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yukarıda açıklanan şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.253,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Koza Kültür Sanat ve Turizm Hizmetleri A.Ş. ve ...'ndan ayrı ayrı alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.