11. Hukuk Dairesi 2010/123 E. 2011/17125 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2010/123 Esas 2011/17125 Karar 15.12.2011
11. Hukuk Dairesi 2010/123 E., 2011/17125 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/04/2008 tarih ve 2007/714-2008/181 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13/12/2011 gününde davacılar avukatı ..... ile davalı avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin “İzmir Adliye Taksi Durağı”ndan bir kısım şoför esnafı ile üyesi bulundukları esnaf odası olduğunu, mülkiyeti davalı Vakfa ait olan minibüs nitelikli araçların İzmir Adliyesinde taşımacılık hizmetlerinde kullanıldığını, Vakfın sözkonusu araçları Adalet Bakanlığı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumuna kiralamış olduğunu, araçların yasaya aykırı olarak kullanılması sonucu müvekkillerine ait araçların İzmir Adliyesinde taşımacılık hizmeti yapmalarının engellendiğini, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının icra müdürlükleri ve mahkeme yazı işleri müdürlüklerine gönderdiği yazıda keşif ve hacizlerde Vakıf/İşyurdu tarafından istihdam olunan minibüslerin kullanılmasının istendiği, davalı Vakfa ait araçların usulsüz ve yasal olmayan şekilde kullanılması nedeniyle bir kısım müvekkillere ait taksilerin iş kapasitelerinde yarıya yakın azalmaların olduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin önlenmesine ve haksız rekabete yol açan davalı Vakıf araçlarındaki taksimetrelerin söktürülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya konu araçların müvekkili tarafından işletilmediğini, bu nedenle davanın öncelikle husumet yönünden reddinin gerektiğini, müvekkiline ait araçlarla verilen hizmetlerin haksız rekabet oluşturmadığını, bu araçlarla ilgili olarak müvekkili tarafından verilmiş hiçbir emir ve talimat bulunmadığını, davacıların iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın husumet ve esas yönlerinden reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu araçların davalıya ait olduğu, ancak işyurtlarına kiralandığı, işyurtları tarafından çalıştırıldığı, dava konusu edilen haksız eylemin bu çalışma sırasında meydana geldiği, davalının bu davada davalı olma sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davanın husumet yönünden reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük olmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.