11. Hukuk Dairesi 2009/8005 E. 2011/1041 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2009/8005 Esas 2011/1041 Karar 01.02.2011
11. Hukuk Dairesi 2009/8005 E., 2011/1041 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
... olarak açılan davada Çerkezköy 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.03.2009 tarih ve 2009/126 - 2009/563 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu 14 adet çekin bütün aramalara rağmen bulunamadığını, söz konusu çeklerin hamiline yazılı olması sebebiyle kötü niyetli kişilerce tahsil edilme tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek dökümü yapılan çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar dava dilekçesinde yazılı 14 adet çekin zayi olduğu ileri sürülmüş ise de, söz konusu çeklerin zayi olduğuna ilişkin yeterli delil bildirilmediği, iptale karar verilebilmesi için çeklerin zayi olduğunun kuvvetle muhtemel olmasının gerektiği, bu yönde kanaat edinilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacının hamili bulunduğu çeklerin zayi nedeniyle iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı hamili bulunduğu çekleri kaybettiğini ileri sürmüş, davacı tanığı İsmet Akpınar’da söz konusu çeklerin ticari bir iş sonucu davacıya verildiğini ve davacının çekleri kaybettiğini kendisine söylediğini beyan etmiştir. Esasen ... olarak açılan ve kesin hüküm niteliği de taşımayacak olan bu türden davalarda, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu konusunda, mahkemeye olumlu bir kanaat verecek kadar delil sunulması yeterli saymak gerekir. Aksinin kabulü ile davacının daha fazlasını ispata zorlanması, zayi nedeniyle çek iptali hükümlerinin uygulanmasını imkansız hale getirecektir. Kaldı ki, dava sırasında yapılacak olan ilanlar sonucunda, hak sahipleri varsa ortaya çıkabilecek ve kendilerine karşı istirdat davası açılabilecek, ya da hak sahipleri tarafından hasımlı olarak açılacak bir dava ile, çek iptali kararının iptali talep edilebilecektir. Bu itibarla somut uyuşmazlık yönünden davacı vekilince sunulan mevcut delillerin yeterli sayılması ve mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.