11. Hukuk Dairesi 2009/7636 E. 2010/2271 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2009/7636 E. 2010/2271 K. — Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2009/7636 Esas 2010/2271 Karar 01.03.2010
11. Hukuk Dairesi 2009/7636 E.,  2010/2271 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Edirne 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.07.2008 tarih ve 2007/139 - 2008/197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalılar aleyhinde çeke dayalı icra takibi başlattığını, bu takibin kesinleştiğini, bir miktar tahsilat yapıldığını, ancak açtıkları borçlu olmadıklarının tespiti davası nedeniyle işlemlerin durduğunu, davanın ret edilerek kesinleştiğini, bu kere takip sırasında zamanaşımına uğradığından bahisle icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, iş bu davanın İİK'nun 33/a maddesi uyarınca açıldığını ileri sürerek, 12.500.00 YTL’nın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın süresinde açılmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın İİK'nun 33/a maddesine dayalı açıldığı, temel ilişkiye dayanılmadığı, davacının alacağını kambiyo hukukuna dayandırdığından TTK'nun 726. maddesinde öngörülen 6 aylık zamanaşımı süresinin dolup dolmadığına göre tayin edileceği, 24.01.2000 tarihli çekin, 27.01.2000 tarihinde bankaya ibraz edildiği, bu tarihten itibaren zamanaşımını kesen işlemler olarak takip talebinde bulunulduğu, ödeme emri tebliğ edildiği ve son olarak 19.03.2001 tarihinde haciz talebi olduğu, bu tarihten sonra zamanaşımını kesen herhangi bir işlem bulunmadığı, her ne kadar davalılarca borçlu tespit davası açılmış ise de bu davanın zamanaşımını kesmeyeceği, esasen bu davada davacının çeke dayalı alacağı dava etme hakkı bulunduğunun açıklandığı, alacağın varlığına dair kesin hüküm teşkil etmediği, zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın