11. Hukuk Dairesi 2009/558 E. 2010/6424 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2009/558 Esas 2010/6424 Karar 07.06.2010
11. Hukuk Dairesi 2009/558 E., 2010/6424 K.
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.06.2008 tarih ve 2008/47-2008/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı Akbank T.A.Ş. arasında Kredi kartlarının Sevk ve Teslimine İlişkin Sözleşme bulunduğunu, davalı ile de Yozgat Bölge Temsilciliği Franchising Sözleşmesi yapıldığını, dava dışı anılan bankanın düzenlediği 8 adet kredi kartının teslim edilmesi amacıyla davalıya gönderildiğini, davalının ise kredi kartlarını adrese giderek teslim etmesi gerekirken, alıcıların adresi dışında teslim işlemini yaptığını, kredi kartı alıcılarının dolandırıcı olup, kartları teslim aldıktan sonra kullandıklarını, dava dışı bankanın talebi üzerine toplam 51.125.818.055 Tl ödemede bulunduklarını, davalının alacağı olan 2.699.249.959 TL düşüldükten sonra bakiye 48.426.568.101 TL’nın rücuen tahsili amacıyla başlattıkları takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacının müdür yardımcısı olan dava dışı Erdoğan Cömert’in telefon ve e-mail talimatları çerçevesinde hareket ettiğini, müvekkilinin kredi kartlarını alıcıların adresine giderek teslim etmek istediğini, ancak, davacı yetkilisinin talimatı üzerine, Yozgat merkezinde kredi kartı alıcılarının kimlik kontrolünü yaparak teslim ettiğini, kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, yine itirazın kısmen iptali ile takibin 16.948,25 YTL üzerinden devamına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Hüküm, davacı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edilmiş olup, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydı yapılmadığı gibi, temyiz harcı da yatırılmamıştır. Bu durumda, usulüne uygun ve süresinde bir temyiz başvurusu bulunmadığından, HUMK'nun 432/4 ncü maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davalı vekilinin temyizine gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 731,261 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, alınmadığı anlaşılan 17.15 TL temyiz ilam harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.