11. Hukuk Dairesi 2009/10481 E. 2011/2898 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2009/10481 Esas 2011/2898 Karar 21.03.2011
11. Hukuk Dairesi 2009/10481 E., 2011/2898 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/10/2008 tarih ve 2007/15-2008/297 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin hırsızlık teminatı içerir işyerim paket poliçesi ile sigortalı işyerinde 19.05.2006 tarihinde gerçekleşen hırsızlık sonucu oluşan zararın ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 100.000,00 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının dolandırıcılık iddiasıyla yargılandığı dava sonucunun beklenmesinin gerektiğini ve hasarın teminat dışı olduğunu, poliçe özel şartına göre, çalındığı iddia edilen emtia değerine ilişkin davacı beyanının kanuni defter ve belgelerle uyumlu olması gerektiğini ancak davacının defterlerinin usulsüz olduğunu, bir kısım faturaların sahte olduğunu, çalındığı iddia edilen bir kısım emtianın ise faturasız olduğunu savunarak, davanın reddi istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık olayının poliçe teminatı kapsamında olduğu ve sahte olduğu belirlenen alım faturalarının düşülmesinden sonra tazmini gereken zararın 11.599,09 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile anılan miktarın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine. Kararı, davacı ve davalı vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir. 1) Dava, hırsızlık rizikosunu da kapsayan işyeri sigorta poliçesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, davalının şikayeti üzerine davacı hakkında açılan kamu davasının sonucunun beklenmediği, karar sonrası ceza mahkemesince sanığın (davacı) TCK' nun 158/1-k ve 35. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği davalı vekilince ibraz edilen gerekçeli ceza mahkemesi kararından anlaşılmıştır. Anılan kararda, davacının işyerinden hırsızlık eylemini gerçekleşmediği, sanığın sigorta bedelini almak için nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek cezalandırıldığı anlaşılmıştır. O halde mahkemece, anılan ceza davasının sonucunun beklenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan husus göz ardı edilerek eksik incelemeyle hüküm kurulması ve kararın bu yönlerden bozulması gerekmiştir. 2) Bozma neden ve şekline göre davacı ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 21.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
#######
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.