11. Hukuk Dairesi 2008/13360 E. 2010/4861 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2008/13360 Esas 2010/4861 Karar 03.05.2010
11. Hukuk Dairesi 2008/13360 E., 2010/4861 K.
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.06.2008 tarih ve 2006/501 - 2008/188 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı İki Nokta Basın Yayın San. ve Tic. Ltd.Şti ile yaptığı sözleşme uyarınca 1/15000 ölçekli İzmir Şehir Planı’nı 5.000 adet çoğaltma ve yayma hakkını devraldığını, 657 sayılı Yasa uyarınca denetim için Harita Genel Komutanlığı’na başvurulduğunda, söz konusu şehir planının hazırlanmasında Harita Genel Komutanlığı’nın İzmir planından yararlandığının tespit edildiğini ve buna göre telif ücreti ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, dava dışı şirketin haritalar arasında iltibas olmayıp, özgün olduğundan bahisle Komutanlığa ödeme yapmadığını, müvekkilinin dava konusu harita için 10.000 YTL civarında yatırım yaptığını, satış yapamadığı için zarara uğradığını ileri sürerek, muhtemel zararlarının tazmin edilebilmesi için İzmir Şehir Planı’nın yapılmasında iltibas olmadığının tespit edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu şehir planının Harita Genel Komutanlığı İzmir planından esinlenilerek yapıldığını, taranarak ekran üzerinden sayısallaştırıldığını, plan ölçeğinin değiştirilmesi sonucu ortaya çıkarıldığını, harita üzerindeki ifadelerin birebir aynı olduğunu, şehir planlarındaki benzerliğin iltibasa işaret ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hak sahipliği konusunda ortaya çıkan belirsizliği gidermek için böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, benimsenen bilirkişi raporlarında, dava konusu şehir planının davacı tarafından yayınlanabilmesi için Yönetmeliğin 18. maddesi uyarınca davalı Komutanlığın uygunluk onayının bulunması gerektiği, İki Nokta Ltd.Şti. tarafından gerçekleştirilen haritanın kapağında “yasal izinler alınmıştır” ibaresi yer almakla birlikte Harita Genel Komutanlığına müracaat ettiğine dair herhangi bir kanıt sunulmadığı, onay zorunluluğunun gerçekleştirilmediği, taraflara ait haritalar kıyaslandığında önemli ölçüde benzerlik bulunduğu, şehir planının yapılabilmesi için fotogrametrik yöntem uygulanması gerektiği kara parçasının havadan fotoğraflarının çekilmesinin zorunlu olduğu, olanaklar açısından bunun ülkemizde ancak Harita Genel Komutanlığı tarafından gerçekleştirilebildiği, bu olanaklara sahip özel kişiler tarafından anılan çekimlerin yapılmasına da yasal olanak bulunmadığı, Komutanlığın çektiği hava fotoğrafları ile yaptıkları ayrıntı içermeyen haritaların "altlık" olarak ifade edildiği, özel şahısların veya kuruluşların altlıkları kullanarak ayrıntılı planlar yapmasına Yönetmelik çerçevesinde, belli bir telif bedeli karşılığında Komutanlığın izin verdiği, somut olayda izin alınması yönüne gidilmediği, haritanın yapılmasında esas alınan altlık ve planların hak sahipliğinin davalıya ait olduğu, İki Nokta Şti’nin bağımsız olarak ürettiğini iddia ettiği şehir planının operatöre bağlı subjektif hatanın yorumlarda dahi davalı şehir planına benzerlik taşıdığı, ayrıntı teşkil eden benzerliklerin açık bir şekilde ihbar olunan şirkete ait planın davalı planından alındığını gösterdiği, davacının çoğaltma ve yayma hakkına sahip olduğu şehir planının davalının hak sahibi bulunduğu haritadan iktibas sınırlarını aşacak şekilde büyük oranda intihal suretiyle ortaya çıkarıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.