11. Ceza Dairesi 2025/2399 E. 2025/12237 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2025/2399 Esas 2025/12237 Karar 25.09.2025
11. Ceza Dairesi 2025/2399 E., 2025/12237 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/26 E. 2015/137 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulacağı belirtilmiş olup, bu denetim süresinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlayacağı; sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 07.01.2011 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince tebliğ edildiği belirlenmiş ise de; tebliğ işleminin bu adrese daha önce usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat olmaması nedeniyle usulsüz olduğu ve sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı ve denetim süresinin başlamayacağı, denetim süresi başlamadığı için de denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahsedilemeyeceğinden, mahkemece verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-d maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 20.10.2009 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekili ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 25.09.2025 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.