11. Ceza Dairesi 2021/4925 E. 2024/2913 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2021/4925 Esas 2024/2913 Karar 06.03.2024
11. Ceza Dairesi 2021/4925 E., 2024/2913 K.
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/581 E., 2016/341 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/581 Esas, 2016/341 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi, suç unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmesi gerekir iken verilen mahkûmiyet kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanıklar müdafiinin temyiz istemi, suç unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmesi gerekir iken eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulması gerektiğine, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'nın oğlu olan sanık ...'nın hesabına ait suça konu 12.000,00 TL bedelli çeki sanık ... yerine imzaladığı ve sanıkların bu çeki katılan ...'dan daha önceki bir tarihte kömür satın almaları nedeniyle oluşan borçları karşılığında verdikleri, katılanın da çeki Türkiye Ekonomi Bankası'na kullandığı krediye karşılık teminat amaçlı verdiği, çekin ibrazında karşılıksız çıkması üzerine Bankanın sanık ... aleyhine başlattığı icra takibine sanığın imza ve borca itirazında bulunmasından dolayı açılan davada alınan bilirkişi raporuna göre keşideci imzasının sanık ...'e ait olmadığının belirlenmesinden dolayı takibin durduğu, uzmanlık raporuna göre keşideci imzasının sanık ...'a ait olduğunun belirlendiği, bu suretle sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Sanıklar, soruşturma beyanlarında çeki kendilerinin imzalamadığını beyan etmelerine karşın Mahkeme beyanlarında sanık ...'nın hastalığı ve iş yoğunluğu ve ...'nın çek keşide etmeye dair noter vekâleti sebepleriyle çeki sanık ...'in imzaladığını, olaydan sonra araştırdıklarında durumu anladıklarını beyanla suç kasıtları olmadıklarını iddia etmişlerdir. 3. Mahkemece, suça konu çek duruşmada incelenmiş, sanık ...'ın, oğlu ...yerine çek keşide etmeye yetkili olduğuna dair vekâletnamenin mevcut olduğu anlaşılmış ise de, sanıkların soruşturma aşamasında durumu inkar ettikleri, Mahkeme beyanlarında ise sanık ... yerine Mehmet'in bilgisi ve rızası dahilinde çek keşide ettiği ve unutkanlıkları nedeniyle imzaya itirazda bulundukları savunmaları hayatın olağan akışına aykırı bulunarak tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sübut bulan suçtan mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE Çarşamba 2. Noterliğinin 08.06.2005 tarih, 4253 yevmiye nolu vekâletname içeriğine göre sanık ...'nın, babası olan sanık ...'ya içerisinde çek keşide etme yetkisinin de bulunduğu vekâletname verdiği anlaşıldığından, ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 tarih ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında, önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği ve rızanın açık veya zımni olabileceği gözetilerek suça konu çekin vekaletle verilen yetkiyle keşide edildiğinden sanıkların sahtecilik kastıyla hareket ettiğinden söz edilemeyeceğinden unsurları oluşmayan suçtan beraatleri yerine mahkûmiyetlerine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/581 Esas, 2016/341 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2024 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.