11. Ceza Dairesi 2021/27381 E. 2023/6185 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2021/27381 Esas 2023/6185 Karar 18.09.2023
11. Ceza Dairesi 2021/27381 E., 2023/6185 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/49 E. 2020/131 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat, düşme TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan bozma üzerine kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinde hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2014 tarihli ve 2010/277 Esas, 2014/147 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında a. Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d-son) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis, 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 2. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2014 tarihli ve 2010/277 Esas, 2014/147 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 21.11.2017 tarihli ve 2016/3841 Esas, 2017/4995 Karar sayılı kararı ile "1- Sanık ...'ın, malik ...'ya ait gayrimenkulün satımı konusunda 14.11.2007 tarihli protokol ve satış sözleşmesi yaptıkları, bu gayrimenkulün üzerinde gecekonduları bulunan sanık...'nın ..., sanık ...'in ... sahte ismi ile 25.11.2007 tarihli tahliye sözleşmesi düzenlemeleri, sanıklar ..., Şeker Kaya'nın, gayrimenkulün mağdur ...'ya satışı hususunda malik ... tarafından sanık ...'ın vekil kılındığı ve Sariyer 1. Noterliğince düzenlenmiş görünen sahte 1.8.2001 gün ve 20117 yevmiye nolu vekaletnameyi düzenleyip bu vekeletnameye istinaden mağdurun satın alacağı gayrimenkulün satışı hususunda Bakırköy 5. Noterliğinin 21.11.2007 gün ve 34430 yevmiye nolu vekaleti ile temyizin konusu olmayan sanık İbrahim Özden'in vekil kılınarak tapudaki kaydın yakınan ...'ya tescilinin sağlandığı, sanık ...'ın bu satış işlemi nedeniyle yakınan ...' dan 59.600.-TL nakit para ve tanzim tarihi sonradan yazıldığı iddia edilen 25.400.- TL miktarlı seneti sanık ...'a ciro ettiği, Sanık ...'un Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2010 tarihli oturumda “Sanıklardan ...'la daha önceden görüştüğüm ve ailecede görüşmüşlüğüm vardır. Diğer sanıkları tanımam, ...’a babası Ataköy Hastanesinde yoğun bakımda olduğu için bizzat kendisini gidip gördüğüm için 24.300 lira borç para verdim karşılığında bana iddianamede yazılı 25.400 liralık senedi verdi, bu senet verildiğinde tanzim tarihi de vardı, ben senede herhangi bir şekilde müdahale edip ilave yapmadım, senet bana verildiğinde bu senedin gasp edildiğinden haberdar değildim, gasp suçuyla ilgili Osman Nuri’nin şikayetten vazgeçme hususunda da bir bilgiye sahip değilim, ... bu senedi ödemeyince kendisi ile birlikte ... hakkında icra takibi yaptım, icra takibinden sonra ... ve vekili bana gelip bu takipten vazgeçmemi söylediler, takipten vazgeçmeyeceğimi anlayınca da beni şikayet ettiler, ben hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum” şeklinde beyanda bulunduğu, Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2013 tarihli oturumda ise “Daha önce Bakırköy 2.Ağır Ceza Mahkemesinde yapmış olduğum savunmamı tekrar ediyorum. Ben sanıklardan sadece ...'ı tanıyorum. Noterde vekaletname verilmesi ve daha sonra arazi satışı konularında herhangi bir bilgim yoktur. Bu olaylara iştirak etmedim sadece ...'a vermiş olduğum borç para karşılığında ... senetleri ciro ederek bana verdi. Ben bu senetlerin kimden ve ne şekilde alındığını, senetlerde hukuki bir sorun olduğunu bilmiyordum. Bilseydim almazdım. Şikayetçi ...'yı ise Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinindeki duruşmalar sırasında tanıdım. Daha doğrusu ... senetleri bana vermeden önce senet borçlusu olan şikayetçi ...'nın işyerine gittim. Senetlerde sorun olup olmadığını, senetleri alacağımı söyledim. ... bana senetlerde sorun olmadığını söyledi. Suçlamaları kabul etmiyorum beraatimi istiyorum” şeklinde beyanda bulunduğu görülmekle; Suça konu senet fotokopisinin arka kısmında 25.400.-TL miktarın 1.100.-TL'sinin ödenerek 24.300.-TL'lik kısmına kaldığına ilişkin sanık ...' ın imzasının bulunduğu, sanık ... tarafından Bakırköy İcra Müdürlüğünün 2008/774 esas sayılı dosyası ile yapılan takipte kalan 24.300.-TL'lik miktar üzerinden kambiyo senetlerine ilişkin icra takibi bulunulduğu görüldüğünden, ortaya çıkan duruksamaların giderilmesi ve gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi için; Sanık ...'un, sanık ...'ın babasının Ataköy Hastanesinde yoğun bakımda olduğu için borç para verip karşılığında suça konu senedi aldığına ilişkin savunması resen araştırılıp, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğundan, suça konu senet aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcı nitelikte olup olmadığının kararda tartışılması, denetime olanak verecek şekilde belge aslının dosya içine konulması ve gerekirse suça konu senetin tanzim tarihine sonradan ekleme yapılıp yapılmadığının ve ekleme yapılmış ise sanıklar ..., ... ve mağdurun eli ürünü olup olmadığı hususlarının bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek sanığın, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına bilerek ve kasten iştirakına ilişkin kanıtların nelerden ibaret olduğu denetime olanak verecek şekilde karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Mahkumiyet hükmünün yasal sonucu olan 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinde öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararına göre yapılan değişikliğin karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2020 tarihli ve 2018/49 Esas, 2020/131 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşme kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın cezalandırılması talebine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; resmi belgede sahtecilik suçundan derhal beraat kararı verilmesi yerine verilen düşme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemece; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan davada 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesindeki yaptırım dikkate alındığında uzamış zamanaşımı süresi olan 12 yıllık sürenin suç tarihine nazaran dolduğu anlaşıldığından kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin ise, senet üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, keşide tarihi olarak görünen “20.08.2007” yazısının sanık ve katılan ile temyiz dışı hükümlü ...nın eli ürünü olup olmadığının belirlenemediği, sanığın suçlamaları inkâr ettiği, bu durumda sanığın suçu işlediği yönünde şüphe hasıl olduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir. 3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu bono belgesinin örneği, bilirkişi raporu, kurumların cevabi yazıları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup belge aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden a. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere, sanık hakkında verilen beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir. b. Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği nazara alındığında, sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan beraat, resmi belgede sahtecilik suçundan ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, aynı dosyada sanık hakkında başka suçtan düşme kararı verilmesi nedeniyle sanık lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşılmıştır. B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden a. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere, sanık hakkında verilen düşme hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir. b. Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası "Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez." şeklinde düzenlenmiştir. 2. Derhal beraat kararı verilebilecek haller dışında, vaki zamanaşımı nedeniyle düşme hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyizde hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmıştır.
V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünün (B-2) kısmında açıklanan nedenle Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2020 tarihli ve 2018/49 Esas, 2020/131 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Katılan Vekili Ve Sanık Müdafiinin, Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Katılan Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçe bölümünün (A ve B-1) kısımlarında açıklanan nedenlerle Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2020 tarihli ve 2018/49 Esas, 2020/131 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2023 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.