11. Ceza Dairesi 2021/177 E. 2023/8816 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2021/177 Esas 2023/8816 Karar 28.11.2023
11. Ceza Dairesi 2021/177 E., 2023/8816 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1074 E. 2015/910 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2014/1074 Esas, 2015/910 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii tarafından sanığın atılı suçu işlemediği, Mahkemece eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı olarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle hüküm temyiz edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın,15.04.2013 vade tarihli, 80.000 TL bedelli alacaklısı kendisi, borçlusu katılan ... olan kanunen resmi belge sayılan bonoyu tamamen sahte olarak oluşturup tahsil amacı ile ... 14. İcra Müdürlüğünün 2013/10630 Esas dosyası üzerinden katılan aleyhine icra takibi başlattığı, alınan bilirkişi raporunda senet üzerindeki keşideci imzasının katılanın el ürünü olmadığının tespit edildiği, bu suretle sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilmiştir. 2. Sanık suçu işlemediğine ilişkin savunmada bulunmuştur. 3. Mahkemece, suçun sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
III. GEREKÇE 1. Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hâkime ait olduğu dikkate alınarak, öncelikle suça konu bononun getirtilerek duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması, 2. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, suç tarihi itibarıyla engel adli sicil kaydı bulunmayan, bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluştuğundan cezası ertelenen sanık hakkında, adli sicil kaydında daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 3. Sanığın, suç konusu bonoyu tamamen sahte olarak düzenleyip katılan aleyhine icra takibi başlattığının iddia olunması karşısında; sanığın eyleminin ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu da oluşturması ihtimaline binaen sanık hakkında suç duyurusunda bulunulmasına, dava açılması durumunda her iki dosyanın birleştirilerek sanığın durumunun tayin ve takdirinin gerekmesi, Hususları hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2014/1074 Esas, 2015/910 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.11.2023 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.