11. Ceza Dairesi 2019/11984 E. 2023/8131 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2019/11984 Esas 2023/8131 Karar 08.11.2023
11. Ceza Dairesi 2019/11984 E., 2023/8131 K.
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/254 E., 2019/46 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanık müdafinin yanıltma nedeniyle, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Bozma sonrası Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2018/254 Esas ve 2019/46 Karar sayılı kararı ile; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Knaunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet savcısının temyizi; sanığa alt sınırdan artırım yapıldığına, sanık hakkında temel ceza belirlendikten sonra zincirleme suç hükümleri uygulanırken kanun maddesinin "43/2 atfıyla 43/1" maddesi yerine "43/1" maddesi gösterilerek kanuna aykırı davranıldığına, sanığın tutuklu kaldığı süre bulunmadığı halde hüküm kısmında tutuklulukta geçen sürelerin mahsubuna karar verildiğine, sanığın gözaltında geçirdiği sürelerin gerekçeli karar başlığında gösterilmediğine, belgede sahtecilik suçundan temel ceza belirlendikten sonra zincirleme suç hükümlerinden artırım yapılırken cezanın "2 yıl 13 ay 15 gün hapis" yerine "3 yıl 1 ay 15 gün hapis" olarak belirlendiğine, 2. Sanık müdafinin temyizi; sanık hakkında fazla ceza verildiğine, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Sanığın 04.12.2012 tarihinde ilçemize bağlı Taşucu Seka Hudut Kapısına gelerek ülkeden çıkış yapmak istediği sırada görevli memurlara, mağdur ...' ya ait olan pasaportu verdiği, pasaport incelendiğinde üçüncü sayfasında bulunan fotoğrafın sanığa ait olduğu, ancak fotoğraf üzerinde bulunan soğuk mühür ile aynı sayfanın alt kısmında bulunan soğuk mührün birbirinden farklılık gösterdiği, sanığın kimlik bilgileri ile ilgili sorulan sorulara da doğru cevap vermede zorlanması üzerine sanığın pasaport bilgilerinin teyiti için nüfus cüzdanı istenildiğinde, ... seri nolu mağdur ... adına düzenlenmiş, üzerinde sanığın kendisine ait fotoğraf bulunan nüfus cüzdanını ibraz ettiği, kimlik üzerinde yapılan incelemede, pasaport bilgileri ile kimlik bilgilerinin uyduğu, ancak kimlik bilgileri ile ilgili sorulan sorulara doğru cevap verememesi üzerine sorulduğunda; sanığın pasaport ve nüfus cüzdanının kendisine ait olmadığını belirttiği, sanığa gerçek kimliğini ibraz etmesi istenildiğinde üzerinden mağdur... ......adına düzenlenmiş olan nüfus cüzdanını görevli memurlara verdiğini, bu nüfus cüzdanının da sahte olduğunun anlaşılması üzerine sanıktan gerçek kimliği istendiğinde sanığın önce kendisi adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını verdiğini daha sonra kendisine ait gerçek nüfus cüzdanını verdiğini, ... Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünün 15.01.2013 tarihli ekspertiz raporuna göre ... ve... ......adına düzenlenmiş iki adet nüfus cüzdanının; baskı tekniği ve kalitesi, renk tonu, soğuk ve mürekkepli mühür izlerinin yapısı yönünden orijinallerine farklılıklar gösterdiği tespit edilmiş olup, söz konusu iki adet nüfus cüzdanının bütünüyle sahte oluşturulduğu, ... adına düzenlenmiş pasaport ve nüfus cüzdanında ise tahrifen fotoğraf değişikliği yapıldığının tespit edildiği, söz konusu belgelerdeki sahtecilik işlemlerinin, ilk bakışta ve kolaylıkla dikkati çekmeyecek nitelikte olması nedeniyle, bahse konu belgelerin aldatma kabiliyetini haiz olduğu kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu bu şekilde sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle mahkemesince temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 2. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıdaki husus dışında sanık hakkında kurulan hükümde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar’' bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “belgede sahtecilik” suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine göre "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, somut olayda ise sanığın üzerinde farklı gerçek kişilere ait nüfus cüzdanı ve pasaport temin edilmiş olması ve belgelerin farklı zamanlarda yapıldıklarına ilişkin kesin delil bulunmadığı cihetle tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2018/254 Esas ve 2019/46 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına dair bölümün çıkartılması ile hüküm fıkrasının 3. bendindeki "2 yıl 7 ay 7 gün" ibaresi çıkartılarak yerine "2 yıl 1 ay" ibaresi eklenmek suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.