11. Ceza Dairesi 2017/4197 E. 2018/6 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2017/4197 Esas 2018/6 Karar 08.01.2018
11. Ceza Dairesi 2017/4197 E., 2018/6 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Hakkındaki beraat hükmü temyiz edilmeyen diğer sanık ...’ın, 20.07.2010 tarihli araç satış sözleşmesi ile sanıktan aldığı ... plaka sayılı aracını, 22.10.2011 tarihinde TÜVTÜRK araç muayene istasyonuna götürdüğünde, aracın 26.10.2009 tarihinde yapılmış görünen muayenesinin sahte olduğunun anlaşıldığı, böylece sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanığın alınan savunmasında suçlamayı kabul etmeyerek, aracı 11.06.2010 tarihinde ...’den satın aldığını ve yaklaşık bir ay sonra ...’a sattığını, aracın muayenesine ilişkin herhangi bir işlem yaptırmadığını söylemesine rağmen, tanık ...’in, bu aracı sanığa 2007 yılının başlarında haricen sattığını ve teslim ettiğini fakat resmi satışın 11.06.2010 tarihinde gerçekleştiğini beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; öncelikle belgede sahtecilik suçlarında aldatma niteliği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini mahkemeye ait olduğundan, suça konu belgenin incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatma niteliğinin ne şekilde oluştuğunun karar yerinde tartışılması ve belgenin denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması, tanık ...’in yeniden beyanına başvurularak, aracı 2007 yılında sanığa teslim ettiğine ilişkin yazılı bir belge ya da tanık bulunup bulunmadığı sorularak, suça konu muayene işlemindeki imza ve rakamların sanığın ve tanık ...’in eli ürünü olup olmadığının belirlenmesi, dava konusu aracın 2007 yılından, 11.06.2010 tarihine kadar geçen sürede vergi borçlarının kim tarafından yatırıldığı ve bu araçla ilgili olarak sanık adına herhangi bir trafik ceza tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin de belirlenmesinden sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kabule göre de; TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.01.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.