11. Ceza Dairesi 2017/15016 E. 2017/8214 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2017/15016 Esas 2017/8214 Karar 27.11.2017
11. Ceza Dairesi 2017/15016 E., 2017/8214 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27.11.2017 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİDİR
Dairemizin 27/11/2017 tarih, 2017/15016 Esas, 2017/8214 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebepten muhalifim. Sanığın 5237 sayılı TCK’nın 204/1, 211, 62, 53 maddeleriyle 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Hükmün Açıklanması suretiyle kurulan Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin 04/07/2017 tarih 2017/82 Es 2017/196 Kr sayılı kararı usul ve yasaya aykırıdır. Sanık hakkında aynı mahkemece 02/11/2010 tarih 2009/310 Es- 2010/290 Kr sayıyla verilen hükmün CMK’nun 231/6 ve devam maddeleri uyarınca açıklanmasına geri bırakıldığı anlaşılmaktadır. Deneme devresi içinde sanık hakkında Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2013 tarih 2012/392 Es 2013/215 Kr sayı ile 5237 sayılı TCK’nın 203/1, 62/1, 52/2, maddeleri uyarınca doğrudan 3000 TL APC ile cezalandırılmasına ilişkin kesin olarak verilen hükme istinaden ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür. Kesin olarak verilen kararların olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesine güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir. Bu sebeblerle anılan mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim. 27/11/2017
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.