11. Ceza Dairesi 2015/9855 E. 2017/6378 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2015/9855 Esas 2017/6378 Karar 05.10.2017
11. Ceza Dairesi 2015/9855 E., 2017/6378 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın, katılan ... tarafından keşide edilen ve ciro yolu kendisine geçen çekin keşide tarihinde tahrifat yapmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunması, dosya kapsamından sanığın ciro silsilesi içinde meşru hamil olduğunun anlaşılması karşısında, Türk Ticaret Kanunu'na göre, çek kıymetli evrak mahiyetinde bir kambiyo senedidir ve hukuki niteliği itibariyle bir havaledir. Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Diğer kambiyo senetlerinde olduğu gibi çekte de sıkı sıkıya şekle bağlılık esası geçerlidir. Zorunlu unsurlardan birinin bile eksikliği çekin bu niteliğini ortadan kaldırır. Çekin zorunlu unsurları, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 692-693. maddelerinde gösterilmiştir (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.780, 781). 3167 sayılı Çek Kanunu’nun 3.maddesi de dikkate alındığında çekin: a) Banka tarafından mevzuattaki tanıma uygun şekilde bastırılmış çek yaprağı olması; b) Bu çek yaprağının, “Çek” kelimesini; c) Hesabın bulunduğu muhatap banka şubesinin adı ve keşidecinin hesap numarasını; ç) Kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi için havaleyi; d) Keşide gününü ve keşide yerini ihtiva etmesi zorunludur. Bu kapsamda, mülga 6762 sayılı TTK’nun 707.maddesi; “Çek, görüldüğünde ödenir. Buna aykırı herhangi bir kayıt yazılmamış hükmündedir. Keşide günü olarak gösterilen günden önce ödenmek için ibraz olunan bir çek ibraz günü ödenir.” hükmünü içermektedir. Anılan madde hükmüne göre, çekte gerçek keşide tarihine göre ileri bir tarihin atılabileceği, ancak bu halde de, çekin ibraz tarihinde ödenmesi gerektiği benimsenmiştir. Tüm bu anlatılanlar ışığında, meşru hamil olan sanığın 30.01.2012 olan keşide tarihini 15.11.2011 olarak değiştirmek suretiyle ibraz tarihini öne almasından ibaret eyleminde, sahteciliğin “faydasız sahtecilik” olarak nitelendirilmesi gerektiği dolayısıyla atılı resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilerek sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine kararı verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.