11. Ceza Dairesi 2012/4964 E. 2013/7868 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2012/4964 E. 2013/7868 K. — Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2012/4964 Esas 2013/7868 Karar 14.05.2013
11. Ceza Dairesi 2012/4964 E.,  2013/7868 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

I-Katılan vekilinin 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan tüm sanıklar hakkındaki beraat hükümlerini temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanıklar hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yüklenici şirket yetkilileri olan sanıkların haklarında daha önce dava açılan kamu görevlilerini yönlendirerek sahte hakedişler düzenlenmesini sağladıkları iddiasıyla kamu davası açıldığı, aynı olaya ilişkin bahsi geçen kamu görevlileri ile ilgili İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/429 Esas- 2010/383 Karar sayılı dosyasının da Dairemizce eksik soruşturma nedeniyle bozulduğu anlaşılmakla,
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının raporuna göre; Dikili Devlet Hastanesi inşaatına yönelik başlatılan inceleme sırasında görevlendirilen bilirkişilerce, hakediş ödemelerine esas miktarların onaylı projelere göre yapılması gereken miktarlardan farklı olduğunun ve hakedişlerde fazla ödeme yapıldığının tespit edildiği ancak gerek soruşturma gerekse yargılama sırasında inşaatlardaki fiili duruma ve imalatlara yönelik bir inceleme ve bilirkişi raporunun bulunmadığı, İzmir İl Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünün 07.04.2006 tarihli yazısında; Dikili Devlet Hastanesi ile ilgili olarak 16 nolu hakedişten dolayı kesintinin fazlası ile yüklenicinin alacağından düşüldüğü ve yüklenicinin idareden alacaklı olduğunun belirtildiği, mahkemece de bu yazı cevabına dayanılarak ara hakedişlerdeki fazla ya da eksik ödemenin kesin hesabın görülmesi sırasında giderilebileceğinden bahisle sahtecilik suçunu oluşturmayacağı gerekçesiyle sanıkların beraatine karar verildiği görülmekle;
Öncelikle sanıkların kamu görevlilerini yönlendirerek sahte hakediş raporları düzenlenmesini sağladıklarının iddia edilmesi karşısında; kamu görevlileri ile ilgili İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin anılan dosyasının birleştirilerek yargılamaya devam olunması, ihale konusu işlere ilişkin proje, keşif özetleri, ataşman raporları gibi belgelerin dosya içine celbedilip, yapılan işlerin sözleşme ve projelere uygun olup olmadığının ve hakediş raporlarında belirtilen işin projeye uygun ve belirtilen miktarlarda yapılıp yapılmadığının tespiti için mahallinde keşif yapılarak teknik bilirkişilerden bu hususta rapor alınması, kesin hakedişin yapılıp inşaatın teslim edilip edilmediği, yapılmadığı halde bedeli alınan imalatların olup olmadığının ve kesin hakedişten önce yerine getirilip getirilmediği hususlarının idareden sorulması ve fazla ödeme yapılmasına neden olunan imalatların gerçekte hiç yapılmadığı ya da eksik bırakıldığının tespiti halinde ise sanıkların eyleminin 765 sayılı TCK.nun 339. (5237 sayılı TCK.nun 204/2.) maddesinde yazılı “memurun resmi belgede sahteciliği suçuna iştirak” olacağı gözetilerek, sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, idarenin cevabi yazısına dayanılarak bilirkişi incelemesi yaptırılmadan ara hakedişler ile fazla yapılan ödemelerin kesin hesap ve kabul sırasında giderilebilecek olması nedeniyle eksik soruşturma yapılarak yazılı şekilde beraat kararları verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın