11. Ceza Dairesi 2012/22180 E. 2013/10305 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2012/22180 E. 2013/10305 K. — Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2012/22180 Esas 2013/10305 Karar 18.06.2013
11. Ceza Dairesi 2012/22180 E.,  2013/10305 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : A) Bütün sanıklar hakkında; dolandırıcılık suçundan zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma
B) Sanıklar ... ve ... hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan; beraatlerine

1-) Katılan vekilinin, tüm sanıklar hakkında “dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ilişkin hüküm ile sanık ...'ın “resmi belgede sahtecilik” suçundan beraatine dair hükme yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğı, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinin ve elde edilen delillerin sanık ...'ın resmi belgede sahtecilik suçundan hükümlülüğüne yeter nitelik ve derecede bulunmadığının gerekçeleri mahkemece dosya içeriğine uygun biçimde gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle tüm sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi ile sanık ...'ın resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine ilişkin hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2-) Katılan vekilinin, sanık ...'ün “resmi belgede sahtecilik” suçundan beraatine ilişkin hükme yönelik temyizi ile sanık ... müdafiinin, “resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizine gelince;
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ile sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dairemizin 12.07.2010 gün, 2009/17885 esas, 2010/8356 sayılı bozma kararına uyulmasına rağmen, bozma gerekçesinde belirtildiği üzere, sanık ...'in aşamalarda verdiği ifadeler arasındaki çelişki ile iki sanığın beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi, sanıkların suçun oluşumundaki rolleri ile suçun işlenmesiyle elde edilen haksız menfaatten kim ya da kimlerin ne şekilde yararlanacağının belirlenmesi amacıyla sanıklar ... ile ...'ın yeniden ve birlikte dinlenmelerinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği halde, uyulmasına karar verilen bozmanın gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesindeki cezanın 2 yıldan 8 yıla kadar, sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesindeki cezanın ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olduğu, lehe yasanın belirlenmesi amacıyla yapılan karşılaştırmada, cezaların alt ve üst sınırları birlikte değerlendirilerek temel cezanın tespiti gerektiği, üst sınırı 8 yıl hapis olan 342/1. maddesine göre temel ceza 3 yıl olarak takdir ve tayin edildiğine göre, üst sınırı 5 yıl hapis olan 204/1. maddesine göre temel cezanın 3 yıldan daha az olması gerekeceği de gözetilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; 765 sayılı TCK ile 5327 sayılı TCK.nun olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanıp, cezalar kişiselleştirilerek, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, her iki yasaya göre de 3 yıl hapis cezası verileceği, buna göre 765 sayılı TCK.nun lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın