11. Ceza Dairesi 2012/2151 E. 2013/10470 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2012/2151 E. 2013/10470 K. — Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2012/2151 Esas 2013/10470 Karar 20.06.2013
11. Ceza Dairesi 2012/2151 E.,  2013/10470 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : 213 sayılı Yasanın 359/a-2, TCK'nun 62/1, 50/1-a, 647 sayılı Yasanın 5. maddelerine göre 6.000 TL adli para cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına

Dosya kapsamına göre; defter ve belge ibrazı istemini içeren yazının tebliğini izleyen 16. gün olan 05.02.2006 tarihinin suç tarihi olduğu cihetle, gerekçeli karar başlığına suç tarihi olarak sehven yazıldığı anlaşılan "17.03.2008" ibaresinin mahallinde "05.02.2006" şeklinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
I- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.12.1990 gün ve 312/340 sayılı kararında açıklandığı üzere, tüzel kişinin birden fazla temsilcisinin bulunması halinde cezai sorumluluğun cezanın şahsiliği ilkesine bağlı olarak temsil yetkisinin bölüşümündeki ağırlık ve sınırlar dikkate alınarak suçun şekil sorumlusu değil, ayrıntısını bilen ve oluşmasında rolü olan kanuni temsilciye ait olacağı, sanık ...'nın diğer şirket ortağı ... ile birlikte şirket işlerinden münferiden sorumlu olduğu kayıtlardan anlaşılmakta ise de, savunmasında, şirket işleriyle fiili olarak ...'nın ilgilendiğini beyan etmesi karşısında, şirket ortakları ...'nın ve ...'nın anılan hususta beyanları alınarak sanığın cezai sorumluluğunun tayini gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
II- Kabule göre de;
1- Sanık hakkında temel cezanın takdiren 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi karşısında, lehe aleyhe değerlendirme yapılmaması ve hangi Yasanın uygulamasının lehe olduğunun tespit edilmemesine de bağlı olarak, suç tarihinde yürürlükte bulunan 213 sayılı Yasanın 359/a-2. maddesinde öngörülen 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasından teşditen mi, yoksa 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Yasanın 359/a-2. maddesinde öngörülen 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasından alt sınırdan mı ceza verildiğinin anlaşılamadığı cihetle hükmün denetimden yoksun bulunması,
2- Suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK. hükümlerinin yürürlükte olması ve anılan yasa gereğince kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilmesine rağmen, adli para cezasının taksitlendirilmesinde 647 sayılı Yasanın 5. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,

3- Sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında, takdiri indirim nedenleri ve paraya çevirmeye ilişkin hükümler uygulanırken suçun işleniş şekli, olayın özellikleri, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak TCK'nun 62 ve 50. maddeleri uygulandığı halde, yine aynı gerekçelerle sanığın yeniden suç işlemekten çekineceğine dair vicdani kanaate ulaşılamadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına karar verilerek çelişkiye düşülmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Ö.S.G.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın