11. Ceza Dairesi 2012/19390 E. 2013/19225 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2012/19390 E. 2013/19225 K. — Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2012/19390 Esas 2013/19225 Karar 16.12.2013
11. Ceza Dairesi 2012/19390 E.,  2013/19225 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : ... hakkında; beraat
Sanıklar ... ve ... hakkında; mahkumiyet

Sanık ...'ün, gerekçeli karar başlığına 'Aslan' olarak yanlış yazılan isminin, dosya içinde bulunan nüfus kayıt örneği de dikkate alınarak ’Arslan' şeklinde mahallinde mahkemesince düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
1- Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında ‘resmi belgede sahtecilik’ suçundan verilen beraat hükmüne, sanık ... müdafii ile sanık ...'ün ise 'resmi belgede sahtecilik' suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ...'a yüklenen 'resmi belgede sahtecilik' suçu yönünden; elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, sanıklar ... ve ...’e yüklenen 'resmi belgede sahtecilik” suçları yönünden ise; toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, takdiri indirim maddesi ile CMK'nun 231. maddesinin uygulanmama nedenleri gösterilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet savcısının; sanık ... hakkında da mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine, sanık ... müdafiinin; sanığın yüklenen suçla ilgisinin olmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, sanık ...'ün ise; eksik araştırma yapıldığına, tanıklarının dinlenmediğine, yüklenen suçla ilgisinin olmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle belirtilen hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2- Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan verilen beraat hükmüne, sanık ... müdafii ile sanık ...’ün ise ‘nitelikli dolandırıcılık' suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen ‘nitelikli dolandırıcılık' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve Cumhuriyet savcısı ile sanık ... müdafii ve sanık ...'ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 16.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın