11. Ceza Dairesi 2012/17087 E. 2013/19602 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2012/17087 E. 2013/19602 K. — Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2012/17087 Esas 2013/19602 Karar 19.12.2013
11. Ceza Dairesi 2012/17087 E.,  2013/19602 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : 1- Nitelikli dolandırıcılık suçu nedeniyle; 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f, 52/2, 53/1. maddeleri gereğince 2 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası
2- Resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle; 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası

I- Sanık müdafiinin nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 01.03.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Sanık müdafiinin "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemenin 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulayarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırması suretiyle iddianamede gösterilen 5237 sayılı Yasa maddelerinin karşılığı olup daha lehe olan 765 sayılı Yasanın hükümlerini uygulamasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olmadığından bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1- Sanığın tamamen sahte oluşturulmuş çeki mal alımı karşılığında mağdur ...'e ciro edip vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunması, sanığın, mağdura ait iş yerinde kendisinin de bulunduğu bir sırada tanımadığı bir şahsın mağdurdan mal aldığını ve karşılığında suça konu çeki verdiğini, mağdurun bu çeke imza atarak ciro ettirmek istediğini, ısrarı üzerine ciro ettiğini savunması, mağdurun soruşturma aşamasında, kendisinden mal alan sanığın çeki getirip ciro ettiğini ifade etmesi, kovuşturma safhasındaki son ifadesinde ise, sanığın tanımadığı bir şahısla dükkana geldiğini, sanığın yanındaki şahsın inşaat malzemesi aldığını ve karşılığında suça konu çeki verdiğini, şahsı tanımadığı için sanıktan isteyince çeki ciroladığını beyan etmesi, nüfus kaydından sanığın suç tarihi itibariyle Eco olan soy ismini Gevaş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.01.2008 gün ve 2007/144-2008/6 sayılı kararıyla Barioğlu olarak değiştirdiğinin anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi bakımından, çekte 1. ciranta olarak yer alan şirket yetkileri hakkında bu olayla ilgili soruşturma yada kovuşturma dosyasının bulunup bulunmadığı araştırılıp var ise, getirtilip incelenmesi, bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örnekleri dosya içerisine konulması, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olduğu cihetle, emanette kayıtlı tüm olarak sahte olduğu iddia edilen çekin getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, gerekçeli kararda aldatma kabiliyetine haiz olup olmadığının tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; adli emanetin 2011/3167 sırasında kayıtlı suça konu çekin akıbeti hakkında bir karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın