11. Ceza Dairesi 2012/16391 E. 2013/17740 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2012/16391 Esas 2013/17740 Karar 26.11.2013
11. Ceza Dairesi 2012/16391 E., 2013/17740 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Sanıkların her iki suçtan beraatlerine
I- Şikayetçinin resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından her iki sanık hakkında verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Şikayetçinin; 20.11.2008 tarihli duruşmada davaya katılmak istemediğini açıkça belirttiği anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK'nun 238. maddesi uyarınca katılan sıfatını kazanmadığı cihetle hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, şikayetçinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II- Sanıklar müdafilerinin resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Sanıklar müdafilerinin temyizi vekalet ücreti verilmesine yönelik olup buna hasren yapılan incelemede; Mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanıkların beraatine karar verilmesine rağmen, kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasına, hüküm tarihindeki “Avukatlık asgari ücret tarifesine göre ayrı ayrı hesaplanan 1,250,00 TL vekalet ücretinin hazineden tahsiliyle sanıklara verilmesine” ifadesi eklenmek suretiyle hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi ile yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III- Sanıklar müdafilerinin nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 26.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.