11. Ceza Dairesi 2012/12471 E. 2013/16345 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2012/12471 E. 2013/16345 K. — Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2012/12471 Esas 2013/16345 Karar 07.11.2013
11. Ceza Dairesi 2012/12471 E.,  2013/16345 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : -Dolandırıcılık suçu için; 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek 765 sayılı TCK.nun 504/3, 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına dair.
-Sahtecilik suçu için ; Sanıkların 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek 5237 sayılı TCK.nun 204/2, 43/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluğuna dair.

Sanık ... müdafiinin vaki duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince REDDİNE karar verilip incelenerek gereği görüşüldü:
Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz taleplerinin zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı verilen dolandırıcılık suçunu da içerdiği belirlenerek yapılan incelemede;
1- Sanıklar ... ve ...'in derhal beraat kararı verilecek haller dışında "zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılması" hükmünü temyizde hukuki menfaati bulunmadığından sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Katılan vekilinin dolandırıcılık suçundan zamanaşımı nedeniyle verilen ortadan kaldırma kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının suçun işlendiği tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasıgerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3-Sanıklar müdafilerinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 18/01/2012 tarih 2002/616 esas sayılı iddianamesinde; sanıklar ... ile ...'in, suç tarihinde doktor olarak görev yapan diğer sanık ... ile işbirliği yapmak suretiyle usul ve esasa aykırı reçeteler düzenlenmesinin sağladıklarının anlatılması karşısında, sanıklar ... ile ... hakkında da resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davasının açıldığı cihetle mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik olmadığından tebliğnamenin bozma isteyen III (1) nolu düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanıklar ... ve ... müdafilerinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
a) Antalya Valiliğinin 04.03.2002 tarihli yazısından sanık ...'in merkez 2 No.lu sağlık ocağında doktor olarak çalıştığının anlaşılması ve 18.01.2002 tarihli iddianamede varlığından söz edilen soruşturma izninin dosyada bulunamaması karşısında, sanık hakkında bu suçtan dolayı 4483 sayılı Yasaya göre yargılama izni verilip verilmediğinin araştırılması, izin verildiğinin tespiti halinde denetime olanak sağlayacak şekilde dosyaya intikalinin sağlanıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanıklara yüklenen değişen suç vasfına göre (sanıklar ... ve ... yönünden) memurun resmi belgede sahtecilik suçunun 765 sayılı TCK’nun 339/1, 80 (5237 sayılı TCK’nun 204/2, 43) maddelerine uyduğu gözetilerek 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, uygulamalı karşılaştırmanın buna göre yapılarak lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,
c) 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
d) Suça konu belgelerin akıbeti hakkında herhangi bir karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın