11. Ceza Dairesi 2010/6854 E. 2011/1720 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2010/6854 Esas 2011/1720 Karar 28.03.2011
11. Ceza Dairesi 2010/6854 E., 2011/1720 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık(görevi kötüye kullanmak HÜKÜM : Sanıkların sahtecilik ve dolandırıcılık suçları, görevi kötüye kullanma suçu kabul edilerek, kamu davasının 765 sayılı TCK.nın 102/4, 104/2.mad.ger.zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması, Sanık ...: 765 sayılı TCK.nın 240/1-son maddesi gereğince 1 yıl hapis, 343 YTL.apc ve 3 ay süreyle memuriyetten yasaklanması cezası ile cezalandırılması
6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince, orman sınırları dışına çıkartılan ve kadastro çalışması sonucu hazine adına tescil edilen 411 nolu parselin beyanlar hanesine sanık ...’nın, 412 nolu parselin ise sanık ...'in kullanımında olduğuna dair kendi isimlerini hak sahibi olarak yazdırdıkları , sanık ...'in daha sonra sözkonusu parsele ilişkin noterden taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlediği ve köy muhtarı sanık ...'in köy gelir-gider hesaplarında usulsüzlükler yaptığı iddiası ile cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış, mahkemece sanık ...’in köy gelir-gider hesaplarını düzenli tutmadığı,parayı bankaya yatırmak yerine köy tüzel kişiliğinin kasasında tutarak görevini kötüye kullandığından bahisle 765 sayılı TCK.nun 240.maddesi gereğince cezalandırılmasına,her iki sanığın yüklenen diğer eylemlerinin ise bir bütün olarak görevi kötüye kullanmak suçunu oluşturup dava zamanaşımı gerçekleştiğinden davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de; 1) Köy muhtarı ve ihtiyar meclisi üyesi olan sanıkların 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince, 1993 yılında orman sınırları dışına çıkartılan taşınmazları 1998 yılında kadastro çalışmaları sırasında hazine adına tescili yapılırken tapuda beyanlar hanesine kullanımlarında olduğuna dair şerh düşülmesini sağlayıp, 21.07.1998 tarihinde tapu kaydının kesinleştiği iddia olunmuşsa da sanıkların kadastro çalışmasında görevli olmamaları,eylemin görevleri ile ilgisinin bulunmaması nedeniyle kişisel suç oluşturduğu ve sanık ...’in kullanımında olduğuna dair şerh bulunan 412 nolu parseli 25.7.2001 tarihinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile ...’e satacağını bildirmesi aradan geçen uzun Süre gözetildiğinde aynı karar altında işlendiğinden sözedilemeyeceği cihetle tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verdirilmesine ilişkin ayrı bir suç oluşturan eylemin işlendiği 21.07.1998 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar açıklanan bu fiilin uygun bulunduğu ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi gereğince sanıklar lehine bulunan 5237 Sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, aynı kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar ... ile ... hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 Sayılı TCK.nun 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 2) Sanık ...’in köy gelir-gider kayıtlarını düzenli tutmayarak ve paraları bankaya yatırmayıp köy tüzel kişiliğinin kasasında tutmaktan ibaret eyleminin uygun bulunduğu görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçunun oluştuğu bilirkişi raporunda belirtildiği üzere en son işlem yapılan Mayıs 2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık ... hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3) Sanık ...’in ; kullanımında olduğuna ilişkin beyanlar hanesinde şerh bulunan 412 no.lu parseli 25.7.2001 tarihinde noterde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile ...’e satmasının muhtarlık görevi ile bir ilgisinin bulunmadığı,delillerin toplanarak suçun sübutu halinde müstakil sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden eylemin bütün halinde görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçu olarak kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı,sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA , 28 .03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.