11. Ceza Dairesi 2010/45 E. 2010/701 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2010/45 E. 2010/701 K. — Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2010/45 Esas 2010/701 Karar 10.02.2010
11. Ceza Dairesi 2010/45 E.,  2010/701 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahtecilik
HÜKÜM : ...: 5237 s. TCK. nun 204/1, 62/1-son, 51/1-3-7. maddeleri gereği 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ertelemeye dair.,

I-Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan aynı mahkemenin 25.09.2003 gün ve 1998/112 Esas, 2003/114 karar sayılı ilamı ile verilen mahkumiyet kararına yönelik bir temyiz olmadığından hükmün kesinleştiği, diğer sanıkların temyizi üzerine bu sanıklar yönünden hükmün lehe yasanın belirlenmesi için Dairemizce bozularak dosyanın iade edilmesinden sonra, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün, 125/186 sayılı kararında açıklandığı üzere derdest bir dava ile kesinleşmiş hükümlere ilişkin uyarlama yapılmasının koşulları ve sonuçları birbirinden farklı olması nedeniyle haklarındaki mahkumiyet hükmü kesinleşenlerle yargılamaları devam edenlerin birlikte yargılanmalarının mümkün olmadığı gözetilmeden, uyarlama yargılamasına tabi olan hükümlü ...’in sanık sıfatı ile yargılamaya dahil edilerek hakkında yeniden verilen karar hukuken geçersiz olup yok hükmünde bulunduğundan temyizi mümkün bulunmadığı cihetle; adı geçen hükümlü müdafiinin temyiz isteminin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanıklar ..., . haklarında resmi belgede sahtecilik suçudan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve sanıklar lehine olan 5237 Sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 19.06.1997 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 Sayılı TCK.nun 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
III-Sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan "memurun resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarına gelince;
Sanıklara yüklenen "memurun resmi belgede sahtecilik" suçunun yaptırımının 765 sayılı TCK. nun 339/1. maddesinde 3 yıldan 10 yıla kadar ağır hapis olup, 5237 sayılı TCK. nun 204/2. maddesinde 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası şeklinde sanıklar lehine düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK. nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK. nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece karşılaştırma sırasında 765 sayılı Yasa uygulanırken alt ve üst sınırlar arasında 5 yılın tercih edildiği, 5237 sayılı Yasa ile üst sınır aşağı çekildiğinden yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de dikkate alınarak temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 339/1. maddesi uyarınca verilen temel cezadan daha az bir cezanın takdir ve tayin olunması gerektiği gözetilmeden, lehe yasanın tespiti sırasında her iki yasa uyarınca temel ceza 5 yıl olarak belirlendikten sonra 5237 sayılı Yasanın 204, 43 ve 62. maddelerine göre uygulama yapıldığında ortaya çıkan ceza miktarının aleyhe olduğu kabul edilerek 765 sayılı TCK hükümlerinin lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın