11. Ceza Dairesi 2010/2679 E. 2010/7600 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2010/2679 Esas 2010/7600 Karar 28.06.2010
11. Ceza Dairesi 2010/2679 E., 2010/7600 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik HÜKÜM : 1-765 sayılı TCK.'nın 342/1, 80, 59/2 maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası 2-5237 sayılı TCK.'nın 158/1-d, 62, 52/2, 53/1-2 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 8320 YTL adli para cezası
1- Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı-azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri taktir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan katılan vekili ile sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Resmi belgede sahtecilik suçundan zarar görmesi nedeniyle katılan sıfatını kazanan Hazine’nin kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşılmakla lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322.maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkındaki hükmün (2) numaralı fıkrasından sonra gelmek üzere; "katılan idarenin kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, temyiz inceleme tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 2.000 TL vekalet ücretinin sanıklardan alınarak katılan hazineye verilmesine" fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2- Sanıklar müdafilerinin dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine,incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafiilerinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Dolandırıcılık suçunun, mağdurun hileli hareketlerle aldatılıp failin kendisine veya bir başkasına çıkar sağlaması ile oluşacağı ve aldatıcı hareketlerin çıkar sağlanmadan önce gerçekleşmesinin zorunlu bulunduğu dikkate alınarak, katılan şirketler adına gümrük müdürlük ve idarelerinde ihracat işlemleri ile ilgili ihracat faturalarını,yükleme konşimentolarını,gümrük beyannamelerini ve ihracatla ilgili tüm işlemleri takip,tanzim ve imzaya yukarıda sayılan konularda şirketi temsile ihracat departmanından ...’in münferiden yetkili kılındığına ilişen yönetim kurulu kararları,buna ilişkin imza beyannameleri ve ticaret sicil gazeteleri karşısında, sanık ...’in ihracat işlemlerini yürütmekte ve takipte görevli olup diğer sanık ... ile iştirak halinde,bu işlemleri yürütmesi için kendilerine verilen avanstan, şirketlere ait ihracat işlemleri nedeniyle gümrük memurlarının yaptığı fazla mesai için ödenen ücret karşılığı olarak düzenlenen gümrük vezne alındı makbuzlarında belirtilen miktarın düşmesini sağladıkları oysa böyle bir mesai olmadığı gibi yatırılan para da bulunmadığı, makbuzların gümrük idaresi tarafından düzenlenmediği, kendisine teslim edilen paraları gümrük veznelerine makbuz karşılığı yatırmış gibi gösterip suça konu sahte gümrük vezne alındı makbuzları ile mal edinmeleri eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.