11. Ceza Dairesi 2010/1955 E. 2010/1502 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2010/1955 Esas 2010/1502 Karar 19.02.2010
11. Ceza Dairesi 2010/1955 E., 2010/1502 K.
Dolandırıcılık suçundan sanık ...'ın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 503/1, 61, 522, 59, 72, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4.maddeleri gereğince 6.331.111.110 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanun'un 6.maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine dair Ankara 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2000 tarihli ve 200/77-320 sayılı kararının infazı sırasında, 8.2.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un lehe hükümlerinin uygulanması amacıyla yapılan talep üzerine, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 8.9.2009 tarihli ve 200/77-320 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Ankara 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2009 tarihli ve 2009/883 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre; 8.2.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici madde 1/2.maddesindeki "Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ila 101.maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmede yazılı şekilde evrak üzerinde verilen karara yönelik itirazın kabulü yerine reddinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 31.12.2009 gün ve 2009/15463/75480 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 03.02.2010 gün ve KYB.2010/6280 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.12.2000 gün ve 2000/77 esas, 2000/320 sayılı kararın onanmasına ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 22.05.2002 gün ve 2002/5183 esas, 2002/4604 sayılı kararına göre; suça konu kredi kartının kuyumcuya ibraz edilerek, icraî hareketlerin başladığı ancak sonuç alınamadığından eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı bu nedenle giderilmesi gereken bir zararın mevcut bulunmadığı, hükümlünün adli sicil kaydına göre mahkûmiyete konu suç dışında kasıtlı başka bir suçtan hakkında cezaya hükmolunmadığının anlaşılması ve 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un geçici 1. maddesinin 2. fıkrasındaki “Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkûmiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ilâ 101 inci maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir” şeklindeki düzenleme ile hükümlünün 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinden yararlandırılması yönündeki isteminin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 08.09.2009 gün ve 2000/77 esas, 2000/320 sayılı ek kararının takdir hakkının kullanılması suretiyle verildiği dikkate alınarak, anılan karara vaki itirazın bu yönden kabulüne karar verilmesi yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi yasaya aykırı ve kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görüldüğünden Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2009 gün ve 2000/77 esas, 2000/320 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2009 gün ve 2009/833 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 19.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.