11. Ceza Dairesi 2009/6980 E. 2012/4333 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2009/6980 E. 2012/4333 K. — Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2009/6980 Esas 2012/4333 Karar 28.03.2012
11. Ceza Dairesi 2009/6980 E.,  2012/4333 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : ... hakkında; TCK'nun 204/1-3, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis
... hakkında; a) TCK'nun 204/1-3, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis

I-Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçlarından kurulan hükme yönelen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sağlanmaya kalkışılan haksız menfaat miktarı pek fahiş kabul olunarak lehe yasa değerlendirmesi yapılıp 5237 sayılı Yasa uyarınca adli para cezası için belirlenen gün birim sayısı alt sınırdan ayrılarak tayin olunduğu halde hapis cezasının alt sınırdan hükmolunması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Daha önce kasıtlı suçtan mahkum olması ve hükmolunan ceza süresi itibarıyla koşulları bulunmadığından, 08.02.2008 tarihinde yürülüğe giren 5278 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nun 231/5. maddesinden yararlanamayacağı anlaşılan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı Yasa hükümlerinin denetime olanak verecek şekilde olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenip sonucuna göre hüküm kurulmuş olmasına, incelenen dosya içeriğine göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin davaların birleştirilmesi gerektiğine, sübutun bulunmadığına, eksik soruşturma yapıldığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan yoksun bırakılmasının ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelen sanıklar müdafileri ile Cumhuriyet savcısının ... hakkında aynı suçtan kurulan hükme yönelen itirazlarına gelince;
Sanık ... yönünden daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmadığı anlaşıldığından sanıklar hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delilere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin davaların birleştirilmesi gerektiğine, sübutun bulunmadığına, eksik soruşturma yapıldığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, Cumhuriyet savcısının ... yönünden sair yönlere ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Emlak komisyoncusu olan sanık ...'ın azmettirmesi sonucu fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanık ...'un Seyhan İlçesi 3. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü bünyesinde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yaptığı sırada aynı dairenin 2. Tapu Sicil Bölgesinde tapu kütüğünün 7141 ada 3 parsel de ... adına kayıtlı taşınmazın malik hanesini çizip 16.01.1990 kayıt ve 111 yevmiye no ile 09.02.2005 tarihinde 1630 yevmiye no ile tashiden ... adına tescil edip, bilhare aynı tarih ve yevmiye no ile sanık ... adına satış işlemi yapıp bu kayıtlara göre 09.02.2005 günlü tapu sicil müdürünün imzası sahte atılmış tapu senedi düzenleyerek müşteki Ali Kıvanç'a satılarak dolandırılmaya kalkışıldığının ve bu suretle sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia ve kabul olunmasına, ... hakkında aynı yöntemle bir çok taşınmaz hakkında sahtecilik yaptığının dosyadaki belgelerden iddia edilmesine göre sanık ...'un görevli olduğu birim dışındaki birimlerde tapuda işlem yapmaya yetkisi bulunup bulunmadığı, çalıştığı Seyhan Tapu Sicil Müdürlüğü'nden sorulup görevlendirme belgesi getirtilerek, yetkisinin bulunduğunun belirlenmesi halinde her iki sanığın eyleminin teselsül eden memurun resmi belgede sahteciliği suçunu, aksi halin belirlenmesi durumunda ise tapu kütüklerinde yapılan sahteciliğin ve sahte tapu senedinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 342/2. maddesinde (5237 sayılı TCK'nun 204/3. maddesi) belirtilen “sahteliği kanıtlanıncaya kadar geçerli belgelerden” olmayıp, anılan maddenin 1. fıkrası kapsamındaki belgelerden olduğu geözetilmeden, teselsül hükümleri de irdelenmeden suç vasfının eksik soruşturmaya dayalı olarak tayini suretiyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
2- Sanıkların 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sadece kendi alt soyları üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan yoksun bırakılmasının ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafileri ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık ... yönünden ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 28.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın