11. Ceza Dairesi 2008/9612 E. 2010/13352 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2008/9612 E. 2010/13352 K. — Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2008/9612 Esas 2010/13352 Karar 25.11.2010
11. Ceza Dairesi 2008/9612 E.,  2010/13352 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

I-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında;sanığa yüklenen “memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği” suçunun sonradan yürürlüğe giren ve sanık lehine olan 5237 Sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde öngörülen cezanın miktarına göre tabi olduğu aynı kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının,kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 24.10.2001tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 Sayılı TCK.nun 66/1-e maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Diğer sanıklar hakkında kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince;
Sanık ...’in ... Tekstil San.Dış Tic.Ltd Şirketi’nin sorumlusu olduğu yetkilisi olduğu şirket ile ilgili işlemlerin kendisi tarafından yapıldığı, gümrük müşaviri olan diğer sanıkların ise aldıkları vekalet uyarınca çeşitli firmaların yaptığı ihracat işlemleri sırasında dahilde işleme belgesi ibraz edilmediği halde fiili ihracat işlemlerinden sonra ellerinde kalan beyannamelere dahilde işleme belgesi tarih ve numarası ilave ederek taahhüt işlemlerinin kapatılması sırasında kullanılması suretiyle haksız kazanç elde ettiklerinin iddia olunmasına,Haydarpaşa Giriş Gümrük Müdürlüğü’nün 22.06.2000 gün ve 4247 sayılı suç ihbar yazısında bu durumun tespit edilip taahhüt kapamak amacıyla beyannameler üzerinde tahrifat yapıldığından ilgili aracı bankaya,vergi dairesine ihracatçılar birliğine bildirimde bulunulduğunun belirtilmesine,dosya arasında mevcut Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğü’nün 05 Kasım 2001 gün ve 12649 sayılı yazısında ekli listedeki gümrük çıkış beyannamelerinin gümrük müfettişi ...’ya gönderildiğinin bildirilmesine,vergi dairesi yazılarından dava konusu beyannamelere istinaden KDV iadesi yapıldığının anlaşılmasına, gümrük müşaviri olan sanıkların beyannamelere ekleme yapma yetkilerinin bulunduğunu,yapılan işlemlerde mevzuata aykırılık bulunmadığını savunmalarına göre gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi bakımından;gümrük müşaviri olan sanıklar yönünden 4458 sayılı yasanın geçici 6/6 madde ve fıkrası da nazara alınıp öncelikle suç ihbarında bulunan kurumdan gümrük idaresi tarafından yapılmış soruşturma bulunup bulunmadığı sorulup varsa soruşturma raporunun onaylı bir suretinin celbi yine gümrük müşaviri olan sanıkların vekaletle ihracat işlemlerini gerçekleştirdikleri firma sahip ve yöneticileri hakkında soruşturma/kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılıp, suç ihbar yazısında belirtilen banka ve idarelerce ihbar üzerine ne gibi işlem yapıldığı,ihracattan dolayı hesap kapama için başvuru yapılıp yapılmadığı,bu işlemler sırasında gümrük idaresince alıkonan nüshalar ile yükümlüye verilip işlemler sırasında ibraz edilerek kullanılan nüshalardaki bilgilerin doğruluğu yönünde uygunluk kontrolü yapılıp yapılmadığı araştırılıp,KDV iadesinde kullanılan beyannameler yönünden suç tarihi kesin surette saptanıp gerektiğinde gümrük mevzuatından anlayan bilirkişi kurulundan yapılan işlemlerin mevzuata uygunluğu ve usulsüz ödeme bulunup bulunmadığı yönünde rapor alınarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve taktiri gerektiği gözetilmeden gümrük müdürlüğünce belgelerin uygunluk kontrolü yapıldığından ve iğfal kabiliyeti bulunmadığından bahisle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı,katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 25.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın