11. Ceza Dairesi 2008/21064 E. 2010/90 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2008/21064 Esas 2010/90 Karar 26.01.2010
11. Ceza Dairesi 2008/21064 E., 2010/90 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nun 158/1-e, 62/1, 52, 53, 51. md. 1 yıl 8 ay hapis cezası, güvenlik tedbiri uygulaması, 80 YTL a.p.c., hapis cezası tecil, 765 sayılı TCK'nun 504/7, 522, 59, 647 S.Y. 4, 6. md. 2.160 YTL a.p.c., tecil,
I-Sanık müdafiinin 2001 yılı DGD ödemesine ilişkin “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Yasanın 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 27.02.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, II-Sanık müdafiinin 2002 yılı DGD ödemesine ilişkin “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Sanığın tarımsal faaliyette bulunduğu arazi miktarını fazla beyan ederek haksız DGD ödemesinden yararlandığının iddia olunması, dosya içersinde 2002 yılı DGD ödemesinden yararlanıp yararlanmadığı, yararlanmış ise hangi tarihte ne miktarda ödemenin yapıldığına dair bir bilgi ve belgenin bulunmaması, sanığı savunmalarında da bu hususta bir açıklık olmaması karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi bakımından İlgili Ziraat Bankası Şubesi ve İlçe Tarım Müdürlüğünden belirtilen hususlar sorulup sonucuna göre ödemenin yapıldığı tarihte suçun tamamlanacağı gözetilerek suç tarihi ile, eylemin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı, elde edilen haksız menfaatin miktarı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması için suçun işlenmesiyle kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi koşulunun aranıp aranmayacağı belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik soruşturma sonucu sanığın mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 Sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.