11. Ceza Dairesi 2008/12739 E. 2012/3092 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2008/12739 Esas 2012/3092 Karar 07.03.2012
11. Ceza Dairesi 2008/12739 E., 2012/3092 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık , Bilişim, Suç eşyasını bilerek satın almak HÜKÜM : 1- Sanık ...: 765 sayılı TCK.nun 512/1, 80, 522. maddeleri gereğince 7 Ay 21 Gün Hapis ve 495.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması
I- Sanık ... müdafiinin "suç eşyasını bilerek satın almak" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizinin incelenmesinde: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Sanığın suça konu telefonları bir seferde satın aldığı dosya kapsamından anlaşılması karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, lehe kabul edilen 765 sayılı TCK.nun 80. maddesi ile ilgili uygulamanın hüküm fıkrasından çıkartılarak, aynı Yasanın 512. maddesi uyarınca tayin olunan 6 ay hapis cezasının 522. maddesi ile 1/10 arttırılarak 6 ay 18 gün hapis cezası olarak belirlenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazlarına gelince: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- Katılan şirkete yönelik eylemde, sanık ...'ın katılan şirket yetkilisi ile yüzyüze görüşmesinde kendisini Bahri Kaplan olarak tanıtıp Polatlı'da açtığı işyerinde cep telefonu satmak istediğini belirtip ödemeyi kredi kartı ile yapacağını söyleyerek anlaştıkları, mail order yöntemiyle ödeme yapılması konusunda da anlaşmaları üzerine kendisinden imza sirküleri, vergi levhası ve diğer belgeler istendiği, bu belgelerle birlikte mail order sisteminde kullanılmak üzere sanık ... tarafından temin edilen kredi kartları bilgilerini faksladığı, bunun üzerine katılan şirket yetkilisinin işlem yapıp olumlu cevap alması üzerine malları gelen kişiye teslim ettiği, bu işlemlerin kısa aralıklarla iki kez gerçekleştirildiği bu sırada tutarların yüksekliği nedeniyle banka tarafından uyarılan kredi kartı sahiplerinin itirazları nedeniyle katılan şirketin mail order hesabına mağdur kart sahiplerinin hesaplarından intikal ettirilen paralara bloke konulması üzerine parasını alamaması nedeniyle zarara uğradığı anlaşılan şirketin yetkilisi ile sanık ...'ın yüzyüze görüşüp güven telkin ederek hileli davranışları sonucu alım satımların gerçekleştiği, somut olayda suçtan zarar görenin satıcı firma olan katılan şirket olduğu, kredi kartı sahiplerinin maddi zararlarının bulunmadığının anlaşılması karşısında; eylemlerinin, kül halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 504/3, 80. maddelerine uygun zincirleme şekilde işlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, bu eylemin 5237 sayılı TCK.nundaki karşılığı 245/1, 43. maddelerine uygun olup lehe yasa tespitinde karşılaştırmanın da bu maddelerle yapılıp kart sayısı ve elde edilen haksız menfaat miktarı da dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden eylemlerinin iki ayrı suçu oluşturduğundan bahisle hem dolandırıcılık hem de bilişim suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetlerine hükmolunması, 2- Kabule göre de; Dolandırıcılık suçundan kurulan, lehe kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 158/1-f maddesi uyarınca hükmolunan temel adli para cezasının nisbi nitelikte olmadığından aynı Yasanın 43. maddesiyle arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3- Mail order yoluyla alışveriş yapılmasını sağlayan kredi kartlarının bilgilerini getiren sanık ...'ın diğer sanık ... ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiği, yüklenen suçların işlenmesine asli fail olarak katıldığı halde yardım eden sıfatıyla katıldığının kabulü ile eksik ceza tayini, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla istem gibi BOZULMASINA, 07.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.