11. Ceza Dairesi 2007/4797 E. 2010/3520 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2007/4797 Esas 2010/3520 Karar 25.03.2010
11. Ceza Dairesi 2007/4797 E., 2010/3520 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : a-765 sayılı TCK 342/1, 80, maddeleri gereğince, 2 yıl 4'er ay hapis b-765 sayılı TCK 504/7 , 522, 523,647 SK 6, maddeleri gereğince, 2 ay 20'şer gün hapis ve 5.00'er.YTL adli para cezası , erteleme,
I-5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen anılan suçtan kurulan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, II-Sanıklar müdafiinin, “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince: Hükmolunan ceza miktarları nedeniyle haklarında 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanıklarla ilgili olarak bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıklar müdafiinin; eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak, 1-Suç tarihinde İzmir İli, Konak İlçesi, Turgut Reis İlköğretim Okulu müdürü olan sanık ...’ın, resmi eşi olan ... adına düzenlediği, ancak sanık ... ’in fotoğrafı yapışık olan sağlık karnesi ile adı geçen resmi eşi adına değişik zamanlarda düzenlediği hasta sevk kağıtlarını, kurum amiri olarak imzalayıp onaylamak suretiyle, gayri resmi olarak birlikte yaşadığı diğer sanık ... ’in, T.C. Sağlık Bakanlığı İzmir Eğitim Diş Hastanesi’nde dişlerini tedavi ettirmesini sağladığı ve sanık ... ’in de, bu eyleme iştirak ettiğinin iddia ve kabul olunması karşısında, sahtecilik suçu yönünden, sanık ...’ın eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 339/1-1. cümle, 80 ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 204/2 ve 43/1. maddelerinde öngörülen, “zincirleme suretiyle memurun resmi belgede sahteciliği” suçunu oluşturacağı, diğer sanık ... Çelik’in de anılan suça iştirak ettiği gözetilip, buna göre kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği, gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan denetime olanak vermeyecek şekilde, 765 sayılı Yasa hükümlerinin lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hükümler kurulması, 2-Sanıklar hakkında, “lehlerine takdirsel neden bulunmadığı” gibi yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle 765 sayılı Yasadaki takdiri indirim maddesinin uygulanmaması, 3-Suçun işlendiği yer ve zaman dilimi kararda gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK.nun 232/2-c maddesine aykırı davranılması, Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 25.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.