10. Hukuk Dairesi 2025/5385 E. 2025/10752 K. — Yargıtay Kararı
10. Hukuk Dairesi 2025/5385 Esas 2025/10752 Karar 30.06.2025
10. Hukuk Dairesi 2025/5385 E., 2025/10752 K.
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2427 E., 2025/43 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/185 E., 2022/218 K.
Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurumca dava dışı ...Yemekçilik Eğitim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin prim, işsizlik sigorta primi, damga vergisi ve idari para cezası borçları nedeniyle başlatılan takiplerden dolayı müvekkiline ödeme emirleri tebliğ edildiğini, oysa ki müvekkilinin yönetim kurulunda yer aldığı bahse konu şirketin 17.08.2016 tarihinde 670 sayılı KHK ile kapatılarak resen terkin edildiğini ve bütün mal varlığının Hazineye devredildiğini, bu nedenle 670 sayılı KHK'nın 5. maddesi gereği müvekkiline sorumluluk yüklenmemesi gerektiğini, diğer taraftan müvekkiline gönderilen ödeme emirleri arasındaki idari para cezası borçlarının, cezaların şahsiliği ilkesi gereği müvekkilinden talep edilemeyeceğini, dava dışı şirkete kapatılmadan önce 2016 yılında kayyum atanmış olduğundan 2016 yılı içerisinde yapılmayan ödemelerin ve bildirimlerin sorumluluğunun da kayyum yönetiminde olduğunu belirterek, Sosyal Güvenlik Kurumu Sakarya İl Müdürlüğünün 2016/17203, 2016/17204, 2016/24079, 2016/24080, 2019/13473, 2016/17476, 2016/17477, 2016/17469, 2016/17473, 2016/17474, 2016/24076, 2016/24077, 2019/12644, 2019/12645, 2019/12646, 2019/16891, 2019/16892, 2019/16893 takip dosya sayılı ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ...Yemekçilik Eğitim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 05.02.2017 tarihli 667 sayılı KHK ile kapatıldığını, 5510 sayılı Kanun'un 88. ve 6138 sayılı Kanun'un 35. maddeleri gereği adı geçen şirketin borçlarının olduğu dönemde davacının sorumluluğu bulunduğunu, müvekkili Kurum işlemlerinde usulsüzlük bulunmadığını belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “1-Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, Davalı Kurum tarafından düzenlenen 2016/17203, 2016/17204, 2016/17469, 2016/17473, 2016/17474, 2016/17476, 2016/17477, 2016/24076, 2016/24077, 2016/240 79... /24080 takip nolu dosyalardan gönderilen ödeme emirlerinin iptaline yönelik talebin reddi ile takibin devamına, Davalı Kurum tarafından düzenlenen 2019/12644, 2019/126 45... /12646 takip no.lu dosyalardan gönderilen ödeme emirlerinin iptaline yönelik talebin kısmen kabulü ile ödeme emirlerindeki 2016/10, 2016/11, 2016/12, 2017/ 01... /02 aylara yönelik borçların iptali ile 2016/ 06... /07 aylarına ait borçlar yönünden takibin devamına, Davalı Kurum tarafından düzenlenen 2019/13473, 2019/16891, 2019/168 92... /16893 takip no.lu dosyalardan gönderilen ödeme emirlerinin davacı yönünden iptaline,” karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 670 KHK'nın 5. maddesinin 4. fıkrasına göre kapatılan Kurum alacaklılarının Kurumun kapatılmasından itibaren 60 gün içerisinde belgeleri ile birlikte defterdarlığa başvurmaları gerektiğini ve bu sürenin hak düşürücü süre olduğunu, davalı Kurumun 60 günlük hak düşürücü süre içerisinde başvurusu bulunmadığından dava konusu alacağın hak düşürücü süre nedeniyle sona erdiğini, ...Yemekçilik Eğitim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 670 sayılı KHK ile kapatıldığını, 670 KHK'nın 5. maddesi gereği, kapatılan Kurumun borç ve yükümlülüklerinin tahsili talebinin Maliye Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğini, davalı Kurumun dava dışı şirket ile ilgili hiçbir haciz işlemi yapmadan doğrudan müvekkiline ödeme emri gönderdiğini, kapatılan Kurumun hazineye devredildiği dönemdeki mal varlıklarının, her türlü borcunu ödemeye yeterli düzeyde olduğunu, bu sebeple şirketin tasfiye sürecinin beklenmesi gerektiğini, ödeme emirlerine konu prim borçlarının zamanaşımına uğramış olması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, dava dışı şirket kapatılmadan önce şirkete 2016 yılında kayyum atanmış olduğundan 2016 yılı içerisinde yapılmayan ödemelerin veya bildirimlerinin sorumluluğunun kayyum yönetimine ait olduğunu beyan etmektedir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 2016/9-2017/2 tarihleri arası için düzenlenen ödeme emirlerindeki borç kaynağı, davacının yetkili olduğu dönemde ortaya çıkmış olup ödeme yükümlülüğü daha sonra doğduğundan davacının borçlardan sorumluluğu bulunduğunu, gerekçeli kararda 2015/ 01... /07 aylarına ait idari para cezaları yönünden tahakkuk ettirilen borcun cezaların şahsiliği ilkesi nedeniyle davacıdan tahsilinin mümkün olmadığı belirtilmiş ise de idari para cezaları 5510 sayılı Kanunda ve Kabahatler Kanunu'nda düzenlenmiş olup Türk Ceza Kanunu'nda olmadığından cezaların şahsiliği ilkesinin uygulanmasının söz konusu olmadığını, 6183 sayılı Kanun'un 58/4. maddesi gereği davacı aleyhine %10 haksız çıkma tazminatının hüküm altına alınması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.