10. Hukuk Dairesi 2025/4166 E. 2025/9562 K. — Yargıtay Kararı
10. Hukuk Dairesi 2025/4166 Esas 2025/9562 Karar 04.06.2025
10. Hukuk Dairesi 2025/4166 E., 2025/9562 K.
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1691 E., 2024/2691 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/252 E., 2022/157 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 5510 sayılı Kanun'un Ek-5. maddesi kapsamında tarım işlerinden 2014-2017 tarihleri arasında süreksiz çalışması bulunması nedeniyle muhtarlıktan aldığı belge ile davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, Kurumun yaptığı incelemede herhangi bir eksiklik görmeyerek müvekkilinin başvurusunun kabul edildiğini ve prim ödemesini başlattığını, erken malulen emeklilik koşulunu sağlayan müvekkilin emekliye ayrılmak üzere Kuruma başvurduğunu, müvekkilinin maaşını bağlama sırasında genel olarak yapılan işlemleri esnasında müvekkilinin evine gidildiğini ve yatalak olduğunun tespit edildiğini, Kurum tarafından yapılan denetimlerde müvekkilinin Multiple Skleroz tanısı ve hastalığı nedeniyle süresiz tarım işçisi olarak çalışamayacağı gerekçesiyle malulen emekliliğinin kabul edilmediğini, müvekkilinin hastalığının doğru olduğunu, ancak 2004 yılında bu hastalığa yakalandığını, müvekkilin 2016 yılının sonuna kadar kendi imkanları ile yürüyebildiğini, 2017 yılında tekerlekli sandalye ile muayeneye gittiğini, Kurum raporuna göre hareket edilmesi halinde ayakları çalışmayan hiçbir malulün çalışamaz sonucuna varıldığını, ancak tekerlekli sandalye kullanmak zorunda olmasına rağmen ellerini kullandığı için bir sürü engelli kadrosunda çalışan işçilerin olduğunu belirterek müvekkilinin 23.10.2014-31.08.2017 tarihleri arasında Ek-5 kapsamında süreksiz olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumun gerçekleştirdiği işlemin hukuka uygun olduğunu, yasal koşulların olayda gerçekleşmediğini beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı asilin Ek-5 tarım sigortasının başladığı 23.10.2014 tarihinden çok önce yakalandığı MS hastalığı nedeniyle başvuru tarihinde de bastonsuz ve yardım gerekmeden yürüyemediği, yasal mevzuat gereği, davacının Ek-5 kapsamında sigortalı olabilmesi için ağırlıklı olarak geçimini başkasının yanında süreksiz tarım işinde çalışarak sağlaması gerektiği, ancak davacının mevcut rahatsızlığı nedeniyle süreksiz tarım işlerinde çalışmış olmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, dolayısıyla davalı Kurum işleminde herhangi bir usulsüzlük ve yasaya aykırı bir duruma rastlanmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının çalışmasının çalışmasına engel oluşturmadığını, mahkeme hüküm ve gerekçesinin olaya uygun olmadığını, davacının hastalığına rağmen halen dahi oturduğu yerden, yemek ve çay yapmak, paketleme yapmak gibi işler yapabildiğini, hastalığının tarım işlerinde çalışmasına engel olmadığını, tanık beyanları arasında çelişki bulunmadığını, davacının kurum denetmenine verdiği beyanda, fide dikim işi, portakal ve nar toplama işi yaptığını söylediğini, tanıkların bu yönde beyanda bulunduklarını, davacının halen dahi meyve paketleme işi yapabilecek durumda olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının Kurumca iptal edilen Ek-5 tarım sigortalılığına ilişkin hizmetlerinin gerçek olup olmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.