10. Hukuk Dairesi 2025/18237 E. 2026/5070 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

10. Hukuk Dairesi 2025/18237 E. 2026/5070 K. — Yargıtay Kararı

10. Hukuk Dairesi 2025/18237 Esas 2026/5070 Karar 20.04.2026
10. Hukuk Dairesi 2025/18237 E.,  2026/5070 K.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/366 E., 2025/211 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı asil vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; kendisinin ... Madencilik A.Ş.'nin .. ve ..'daki şantiye evinde Nisan 2016 ayından Aralık 2017 yılına kadar aşçı olarak çalıştığını, 2016 Aralık ayına kadar ...'da 2017 Ocak ayından 2017 Aralık ayına kadarda ...'da şantiye evinde çalıştığını, kendisini davalı şirketin yönetim kurulu başkanı... ve başkan vekili ...'ın işe aldığını, şirkette maaş bordrolarının olduğunu, maaşlarını da peyder pey aldığını, davalı ...'nın hizmet sürelerini haksız olarak iptal ettiğini belirterek, iptal edilen hizmetlerinin tespitine, Mahkeme masraflarının davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, yetkili Mahkemenin Kayseri İş Mahkemeleri olduğunu, davacının, müvekkili Kuruma dava açmadan önce başvuru yapıp yapmadığının araştırılması gerektiğini, başvurunun dava şartı olduğunu, davacının Kurum kayıtlarında davalı ...Ş. unvanlı iş yerinden bildirilen hizmetlerinin iptal edildiğini, Kurum kayıtlarının esas olduğunu, müvekkili Kurumun işlemlerinin yasal olduğunu, davacının iddiasını ispat etmekle mükellef olduğunu belirterek, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ...Ş.'nin cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'ın hiç bir şekilde şirketlerinde çalışmadığını, eşi ...'ın vekaleten şirketin yönetim kurulu başkanlığı yaptığı dönemde gizli saklı olarak eşini sigortalı gösterdiğini, bunun yanı sıra sorumlu olduğu dönemde şirketin hiç bir işini yasalara uygun olarak yapmadığını, defterleri onaylattırmadan kullandığını, ... ile ilgili kayıtları tutmadığını, dahada ileri giderek 3 cilt faturayı hayali olarak başka şirketlere kestiğini ve maliyenin incelemesi sonucunda Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, kendi dönemine ait yapılan Genel Kurul toplantısında hesaplarının hiç bir şekilde ibra edilmediğini, davacının şirketlerinde çalışmamış olması sebebiyle sigorta sürelerinin ... müfettişlerince iptal edilmesinin doğru bir karar olduğunu belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 19.01.2021 tarihli kararı ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 19.01.2021 tarihli kararına karşı süresi içerisinde davacı ve davalı vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf mahkemesinin 16.12.2021 tarihli kararı ile davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 25.05.2022 tarihli ilamla ,"...Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, her ne kadar mahkemece, davalı Kuruma usulüne uygun bir başvuru bulunmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, ilgili madde, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi gerektiğini içermekle birlikte başvuru şekli konusunda bir düzenleme içermemektedir. CİMER üzerinden yapılan başvurunun da, davalı Kuruma ulaştığı belirgin olduğundan mahkemece, başvuru şartına ilişkin dava şartının yerine getirildiği gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesi 08.07.2025 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Temyiz eden davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete ait maden ocaklarında aşçı olarak çalıştığını, Mahkemenin delilleri hatalı değerlendirerek davanın reddine karar verdiğini, Mahkemenin sadece 4 tanık beyanına dayanarak hüküm kurduğunu ancak dosya kapsamında yer alan ve müvekkilinin fiili çalışmasını doğrulayan diğer 4 tanık (özellikle bordro tanıkları ..., ... ve ...) beyanının hiçbir gerekçe gösterilmeksizin göz ardı edildiğini, müvekkilinin şirket ortağının eşi olmasının fiilen çalışmasına engel teşkil etmediğini ve idari binada çalışması nedeniyle şantiye tanıklarının kendisini kısıtlı görmesinin doğal olduğunu ileri sürerek; eksik inceleme ve gerekçeli karar hakkının ihlali nedeniyle Adana 2. İş Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sahte sigortalılık nedeniyle Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın