10. Hukuk Dairesi 2023/8808 E. 2024/11734 K. — Yargıtay Kararı
10. Hukuk Dairesi 2023/8808 Esas 2024/11734 Karar 25.11.2024
10. Hukuk Dairesi 2023/8808 E., 2024/11734 K.
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1048 E., 2023/906 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/908 E., 2021/845 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 03.09.2018 tarihinde spiral makinesi ile taş kesmekte iken taşı kesen parçanın kırılıp fırlayarak müvekkilinin sağ gözüne çarpması suretiyle iş kazası geçirdiğini, davalının gerekli iş güvenliği önlemlerini almadığını, iş sağlığı ve iş güvenliği ekipmanlarını sağlamadığını, meydana gelen kazada davalıların kusurlu olduklarını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tedavi gideri, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezliğe ilişkin olarak 500,00 TL maddi ve 125.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında davalılardan ... yönünden maddi tazminata ilişkin talebini 323.565,45 TL, tedavi giderine ilişkin talebini ise 4.499,99 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... İnşaat Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin meydana gelen kazada bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirket ile diğer davalı ... arasında herhangi bir bağ bulunmadığını beyan etmiş, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... İnşaat'tan çevre düzenlemesi işi aldığını, kısmen taş döşeme işi de olduğunu, davacının müvekkilinin çalışanı olmadığını, müvekkilinin cevre düzenleme işini davacı ile ortak olan ...'a verdiğini, imzalanan sözleşme uyarınca davacının taşeron statüsünde olduğunu, kazanın davacının kendi kusuru nedeniyle meydana geldiğini beyan etmiş, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın kazazede işçinin parke taşı döşeme işi yaparken spiral kesme taşıyla taşı düzelttiği sırada, kesme makinesinden kopan parçanın gözüne isabet etmesi şeklinde meydana geldiği, olayın oluş şekli ve her iki mahkemede alınan kusur raporları dikkate alınarak davalı ...'in bu olayda %70 oranında kusurlu olduğu, diğer davalı ... İnşaat Turizm Mobilya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, davacının maluliyetinin % 35 olması da göz önüne alınarak, davacının %30 davalının % 70 kusur durumuna göre davacıya ödenmesi gereken maddi tazminat miktarının 323.565,45 TL, tedavi giderinin 4.499,99 TL olduğu ve bu miktarın ... yönünden hüküm altına alındığı, diğer davalı ... İnşaat Turizm Mobilya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği, olayın oluş şekli, kusur ve maluliyet oranına, davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın alım gücü, 26.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı içtihadı birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine ve hak ve nesafet kurallarına göre manevi tazminatın belirlendiği gerekçesiyle, " davacının davasının davalı ... yönünden ıslah edilmiş hali ile kısmen kabulü ile 323.565,45 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihi olan 03.09.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine, 4.499,99 TL tedavi gideri alacağının ödeme tarihi olan 25.09.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine, 80.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 03.09.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... İnşaat Turizm Mobilya Sanayi Ticaret Limited Şirketi yönünden maddi ve manevi tazminat alacağı talebinin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; işçiye atfedilen kusurun hiçbir hukuksal gerekçesi olmadığını, ... Peyzaj'ın işi ... ve ...'e verdiği davanın aşamalarında defalarca ifade edilmesine ve dosyaya sunulan evrak ve sözleşmelerde de belli olmasına rağmen hazırlanan raporlarda, olayı adı geçenler ile ilişkilendirecek bir veri olmadığı gerekçesi ile ... Peyzaj ile ...'e kusur atfedilmemesinin hatalı olduğunu, aralarındaki bağlantı delillerle açıklanmasına rağmen ek raporda bu hususun da dikkate alınmadığını, davacının hiç bir kusuru olmadığını, nitelikli işçi olduğu sabit olmasına rağmen hesaplamaların asgari ücretten yapılmasının hak kaybına neden olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın oldukça düşük olduğunu, Mahkemece vekalet ücreti ve yargılama giderleri açısından hatalı hüküm kurulduğunu belirterek istinaf yoluna başvurulmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece yargılamaya konu iş kazasının oluşumunda davalı ... İnşaat Turz. Mob. ve San. Tic. Ltd. Şti.'nin kusuru bulunmadığından bahisle hakkındaki davanın reddine karar verildiği, fakat hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2 nci maddesi kapsamında davalı yararına tek ve maktu vekalet ücretini geçmeyecek şekilde vekalet ücreti takdiri yerine reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarı yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, vekalet ücreti yönünden davacı tarafın istinaf talebinin haklı görüldüğü belirtilerek davacı tarafın vekalet ücreti yönünden istinaf talebinin kabulü ile HMK.nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kararın yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına karar verilerek hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir.
3. Değerlendirme A) Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
Davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.