10. Hukuk Dairesi 2012/7216 E. 2012/21093 K. — Yargıtay Kararı
10. Hukuk Dairesi 2012/7216 Esas 2012/21093 Karar 09.11.2012
10. Hukuk Dairesi 2012/7216 E., 2012/21093 K.
Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 571-613
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkin olup; Davacı, davalı şirkette 1.3.2003 tarihinde su bidonlarının indirme bindirme işinde çalıştığını, 01.08.2004 tarihinden sonra davalı şirkette muhasebe bölümüne geçtiğini belirterek; 01.03.2003-12.04.2005 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece tanıkların, davacının davalı şirkette muhasebeci olarak çalıştıklarını beyan ettikleri gerekçesiyle talebin kısmen kabulü ile davacının, davalı şirkette 1.8.2004-12.04.2005 tarihleri arasında aylık 1000 TL ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir Hükmün, davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava 5510 sayılı Kanun’un geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan, mülga 506 sayılı Kanun’un 79/10 hükmü uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. Davanın niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilmesine karşın, ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Hukuk Genel Kurulunun 2005/21-409 E., 2005/413 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 288. maddesindeki (Hukuk Muhakemeleri kanunu'nun 200. maddesi) yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret miktarı, yasada düzenlenen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür. Yazılı delille ispat, sınırın altında kalan miktar için tanık dinletilebilir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile, varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinletilmesi mümkündür (HMK m. 202). İncelenen dosyada; Mahkeme davacının talebini kısmen kabul ederken davacının muhasebe bölümüne geçtiği 1.8.2004 tarihini başlanğıç kabul etmiş ise de; hizmet tespiti davalarında mahkemece resen araştırması ilkesi olduğundan, davacının 1.3.2003 tarihinden sonraki çalışmasının mevcut olup olmadığı resen araştırılmalı, davalı Kuruma verilmiş dönem bordrolarından kayden çalışması görünen diğer bordro tanıkları re’sen belirlenerek beyanlarına başvurulmalı; bulunamadığı takdirde davacı ile birlikte çalışan kişiler ile aynı çevrede işyeri olan işveren ya da bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler re’sen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davacının işçilik alacakları davası mevcut olduğundan, işçilik hakları dava dosyasının akibeti araştırılmalı, o davada dinlenilen tanıkların anlatımları ile işbu davada bilgi ve görgülerine başvurulan tanıkların beyanları arasında varsa çelişkiler giderilmeli, ayrıca; davalı şirket kaşesi ve yetkilisinin imzası bulunan Mahkemece prime esas kazancı belirlerken yazılı belge olarak kabul edilen belge, yazılı delil başlangıcı kabul edilip diğer delillerle birlikte değerlendirilmeli, aksi halde; ücret, hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatlamalıdır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı vekili ve davalılardan Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.