10. Hukuk Dairesi 2012/16474 E. 2012/19484 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

10. Hukuk Dairesi 2012/16474 E. 2012/19484 K. — Yargıtay Kararı

10. Hukuk Dairesi 2012/16474 Esas 2012/19484 Karar 18.10.2012
10. Hukuk Dairesi 2012/16474 E.,  2012/19484 K.

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2010/360-2012/523

Dava, 01.10.2008 – 02.11.2009 tarihleri arasında 506 sayılı Kanuna tabi isteğe bağlı sigortalı olunduğunun ve 01.02.2010 gününden itibaren anılan Kanun hükümlerine göre yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı ... Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
20.07.1984 tarihinde 506 sayılı, 01.04.1995 günü 1479 sayılı Kanun hükümleri kapsamında zorunlu sigortalılık kayıt ve tescili gerçekleştirilen davacının, 01.07.2006 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılığının başlatıldığı, 03.11.2009 gününden itibaren ise bu kez hizmet akdine dayalı olarak çalışmaya başladığı, 26.01.2010 tarihinde davalı Kuruma yönelttiği yaşlılık aylığı tahsis başvurusu üzerine yapılan değerlendirmede davacının, 20.07.1984 – 31.03.1995 döneminde 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu, 01.04.1995 – 31.12.2005 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu, 01.07.2006 – 30.09.2008 döneminde 506 sayılı Kanun hükümlerine göre isteğe bağlı, 01.10.2008 – 02.11.2009 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı, 03.11.2009 – 13.01.2010 döneminde anılan Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümlerine tabi zorunlu sigortalı olduğu benimsenerek tahsis başvurusunun reddedildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren “Sigortalı sayılanlar” başlığını taşıyan 4. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların (a) bendine göre, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan belirli koşulları taşıyanların (b) bendine göre sigortalı sayılacakları belirtilmiş, “İsteğe bağlı sigorta başlangıcı ve sona ermesi” başlıklı 51. maddesinin son fıkrasında ise, isteğe bağlı sigorta primi ödenmiş sürelerin, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulamasında dikkate alınacağı ve söz konusu sürelerin, bu maddenin üçüncü fıkrası hükmü saklı olmak üzere 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edileceği öngörülmüştür.
Diğer taraftan, 2928 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun “Aylığı bağlayacak kurum” başlığını taşıyan 8. maddesinin birinci fıkrasında da, birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden ilgililere, son (7) yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı ve ödeneceği açıklanmıştır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununda “isteğe bağlı sigortalılık” düzenlemeleri yer almakta olup, anılan Kanunları bir anlamda birleştiren 5510 sayılı Kanunda herhangi bir ayrım yapılmaksızın, isteğe bağlı sigorta primi ödenmiş sürelerin, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulamasında, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlara yönelik hüküm içeren 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edileceği öngörülmüş bulunmakla, 01.10.2008 günü öncesinde başlayan 506 sayılı Kanuna tabi isteğe bağlı sigortalılığın, bu tarihten başlayarak söz konusu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümleri kapsamında sürdürüleceğine ilişkin düzenlemeye yer verilmediği gibi, bu konuda sigortalılar yararına kazanılmış hakkı öngören hüküm de bulunmamaktadır.
Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar dikkate alındığında; davacının 01.10.2008 günü öncesinde başlayan 506 sayılı Kanuna tabi isteğe bağlı sigortalılığının, anılan tarihten itibaren 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi yönündeki Kurum işlemi yerinde olup, şu durumda, yaşlılık aylığı tahsis koşullarının, 2829 sayılı Kanunun 8. maddesinin birinci fıkrası gereğince 1479 sayılı Kanun hükümlerine irdelenmesi gerekmektedir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu istemin aynen hüküm altına alınması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın