10. Hukuk Dairesi 2012/16125 E. 2012/22891 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

10. Hukuk Dairesi 2012/16125 E. 2012/22891 K. — Yargıtay Kararı

10. Hukuk Dairesi 2012/16125 Esas 2012/22891 Karar 22.11.2012
10. Hukuk Dairesi 2012/16125 E.,  2012/22891 K.

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :33-22

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamına belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Hüküm İş Mahkemesi tarafından verilmiş olup, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8’inci maddesi hükmüne göre, iş mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların tefhim ya fa tebliğden itibaren 8 gün içinde temyiz olunması gerekir ve katılma yoluyla temyiz olanağı bulunmamaktadır.
Somut olayda; her ne kadar hüküm, davacı vekiline 02.02.2012 tarihinde tefhim edilip, 18.04.2012 tarihinde tebliğ edilerek, davacı vekili hükmü 25.04.2012 tarihinde “katılma yoluyla” temyiz olarak nitelendirerek temyiz etmiş ise de; hüküm altına alınan masraf ve vekalet ücreti yönünden Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki temel şartları taşımayan tefhim usulüne uygun bulunmadığından, davacı vekilinin temyizinin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
2- İşin esası yönünden;
a- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
b- Davacı, davalılardan işveren nezdinde 1965 yılının ikinci döneminde 91 gün fiili çalışması bulunduğu halde, ücretsiz izinli olduğu 15 günlük sürenin hizmetlerinden mükerrer düşülmesi suretiyle 76 gün bildirimde bulunulduğu iddiasıyla; anılan dönemde toplam 91 gün çalıştığının tespitine karar verilmesini istediği ve Mahkemece istem aynen hüküm altına alındığı halde; bildirilen 76 günün yeniden tespitinde davacının hukuki yararının bulunmadığından bahisle, davacı aleyhine masraf ve vekalet ücretine hükmedilmiş olması,
c- Davalı ..., tüzel kişiliği haiz özel bütçeli kamu idaresi olduğundan, harçtan muaf olmasına rağmen yargılama harcından sorumlu tutulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının birinci paragrafında yer alan “kısmen” ibaresi silinerek hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hüküm fıkrasının üç, dört, beş ve altıncı parafları silinerek, yerine “davalılar harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacının peşin ödediği 36,80 TL harcın istemi halinde davacıya iadesine, davacının yaptığı tebligat, müzekkere, bilirkişi ve posta giderinden oluşan toplam 83,20 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,” paragraflarının yazılmasına, hüküm fıkrasının “21.12.2012 tarihli A.A.Ü.T.'sine göre reddedilen kısım üzerinden tarifeye göre belirlenen 1200 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı taraflara verilmesine” şeklindeki sekizinci paragrafı tümüyle silinerek hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın