10. Hukuk Dairesi 2011/6596 E. 2012/10509 K. — Yargıtay Kararı
10. Hukuk Dairesi 2011/6596 Esas 2012/10509 Karar 05.06.2012
10. Hukuk Dairesi 2011/6596 E., 2012/10509 K.
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :503-36
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ... vekili ile dava kendisine ihbar edilen (ihbarda bulunulan) ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okundu.Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi
1-) Dava kendisine ihbar edilen ... Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Karar tarihinde yürürlükte olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 49'uncu maddesinde, iki taraftan biri davayı kaybettiği takdirde üçüncü kişiye rücu hakkına sahip olduğu düşüncesinde ise, yerine geçerek davayı takip edeceğini veya davada üçüncü kişi sıfatıyla kendisine katılma gereğini, davanın her aşamasında o kişiye ihbar edebileceği, 50'nci maddesinde, üçüncü kişinin, ihbar eden kimsenin yerine geçerek davayı takip etmeyi kabul etmesi durumunda davada kendisi yerine yalnız ihbar eden kişiyi temsil edeceği, 51'inci maddesinde, üçüncü kişinin, ihbar eden kimsenin yerine geçerek davayı takip veya davaya müdahale etmediği takdirde, ihbar edenin davada yer almak zorunda olduğu açıklanmış, iş bu rücuan tazminat davasına bakan mahkemece karar verildikten sonra hükmün temyiz aşamasında 01.10.2011 günü yürürlüğe giren ve anılan Kanunu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda da benzer düzenlemelere yer verilmiştir. Söz konusu Kanunun “İhbar ve şartları” başlığını taşıyan 61'inci maddesinde, taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebileceği, “İhbarın şekli” başlıklı 62'nci maddesinde, ihbarın yazılı olarak yapılacağı, ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerektiği, “İhbarda bulunulan kişinin durumu” başlığını taşıyan 63'üncü maddesinde, dava kendisine ihbar edilen kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabileceği belirtilmiştir.
İnceleme konusu davada, yöntemince dava kendisine ihbar edilen ... Sigorta A.Ş.'nin taraf sıfatının bulunmaması ve ihbar edilen aleyhine hüküm de kurulmamış olması nedeniyle temyiz etme hakkı bulunmadığından temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 05.06.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.