10. Ceza Dairesi 2023/5144 E. 2023/11455 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

10. Ceza Dairesi 2023/5144 E. 2023/11455 K. — Yargıtay Kararı

10. Ceza Dairesi 2023/5144 Esas 2023/11455 Karar 20.12.2023
10. Ceza Dairesi 2023/5144 E.,  2023/11455 K.

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.08.2011 tarihli iddianamesi ile suç tarihi 29.03.2011 tarihi olan eylemi nedeniyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İstanbul (Kapatılan) 19. Sulh Ceza Mahkemesinin, 26.08.2011 tarihli ve 2011/4739 Esas, 2011/1375 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 29.09.2011 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir. C. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul (Kapatılan) 71. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2014/135 Esas, 2015/127 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. D. Kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.10.2019 tarihli ve 2019/2616 Esas, 2019/6766 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca gerekli araştırmaların yapılmaması nedeni ile bozma kararı verilmiştir. E. Sanığın 19.04.2012 tarihli eylemi nedeniyle Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2014 tarihli ve 2013/157 Esas, 2014/286 Karar sayılı kararı ile "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, hüküm itiraz edilmeden 18.09.2014 tarihinde kesinleşmiş, sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde 09.08.2018 tarihinde işlediği ve 10.12.2020 tarihinde kesinleşen "hükümlü veya tutuklunun kaçması" suçu nedeniyle İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli ve 2018/449 Esas, 2020/1229 Karar sayılı ilamının ihbarı üzerine, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2021/42 Esas, 2021/176 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilerek sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.12.2021 tarihli ve 2021/964 Esas, 2021/1179 Karar sayılı kararı ile sanığın 19.04.2012 tarihli eyleminin temyiz konusu 29.03.2011 tarihli eyleme ilişkin verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlenip işlenmediğinin araştırılması ve istinaf konusu eyleme ilişkin yargılamada basit yargılama usulünün uygulanmasında zorunluluk bulunması nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. F. Sanığın, 29.03.2011 eylemi ile ilgili olarak Dairemizin bozma kararı sonrası İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1053 Esas sayılı dosyasında yargılamaya devam olunmuş; bu dosyaya, 19.04.2012 tarihli eylemi hakkında Bölge Adliye Mahkemesi bozması sonrası yargılamaya devam olunan Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/45 Esas sayılı dosyasından gönderilen birleştirme önerisi üzerine İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2022 tarihli ve 2019/1053 Esas, 2022/126 Karar sayılı kararı ile aralarındaki hukuki ve fiili bağlantı sebebiyle öneri kabul edilerek her iki dosyanın birleştirilmesine ve yargılamanın Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/45 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. G. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2022 tarihli ve 2022/45 Esas, 2022/195 Karar sayılı kararı ile sanığın 19.04.2012 tarihli eylemini, birleştirilen ve daha önce Dairemiz incelemesinden geçen dosyadaki 29.03.2011 tarihli eyleminin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında gerçekleştirdiği ve bu eylemin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin ihlali niteliğinde olması nedeniyle, 19.04.2012 tarihli eylemi nedeniyle açılan kamu davasının düşmesine, 29.03.2011 tarihli eylemi yönünden ise; sanık hakkında "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. G. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Suç tarihinden itibaren, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası nazara alındığında öngörülen 12 yıllık uzatmalı dava zamanaşımı süresinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 29.09.2011 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihi olan 27.04.2012 tarihleri arasındaki süre de eklendikten sonra zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2022 tarihli ve 2022/45 Esas, 2022/195 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın