10. Ceza Dairesi 2023/13549 E. 2024/26047 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

10. Ceza Dairesi 2023/13549 E. 2024/26047 K. — Yargıtay Kararı

10. Ceza Dairesi 2023/13549 Esas 2024/26047 Karar 16.12.2024
10. Ceza Dairesi 2023/13549 E.,  2024/26047 K.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : ...
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 14.06.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/27202 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/66783 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/66783 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha evvel 27.12.2014 tarihinde işlemiş olduğu aynı suç nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına ilişkin Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2016 tarihli ve 2015/1134 esas 2016/142 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi nedeniyle yeniden yapılan yargılama sonucunda Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2019 tarihli ve 2019/1052 esas, 2019/1402 sayılı kararı ile sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verildiği kararın istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 07.12.2020 tarihli ve 2019/3309 esas, 2020/3184 karar sayılı ilamı ile "...Sanık ... hakkında 27.12.2014 tarihli eylemi için Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.05.2015 tarih, 2014/19304 Soruşturma, 2015/152 Karar sayılı kararı ile Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek veya Bulundurmak ya da Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanmak suçundan "Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi ve sanığın 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına" karar verildiği, bu kararın sanığa 23.06.2015 tarihinde tebliğ edildiği, DS kararının infazı sırasında Karabük Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkartılan 18.05.2015 tarihli çağrı yazısının 25.05.2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın müracaat etmemesi nedeni ile denetimli serbestlik dosyasının 11.06.2015 tarihinde kapatılarak Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği, Sanık hakkında verilen KDAEK henüz sanığa tebliğ edilmeden Karabük Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından kararın infazına geçildiği, sadece tek bir çağrı yazısının sanığa tebliğ edildiği, Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 26.05.2016 tarih, 2016/1582 esas ve 2016/3201 karar sayılı içtihadında açıklandığı üzere TCK'nın 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Cumhuriyet Savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, 6545 sayılı yasanın 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191/4.a maddesinde yükümlülük ihlali için ısrar koşulunun arandığı, ancak sanığa sadece çağrı kağıdı tebliğ edildiği, uyarı yazısının tebliğ edilmediği, denetimli serbestlik dosyalarındaki belge ve tebligatlara göre ısrar unsurunun oluşmadığı,
Yüksek Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 20.06.2015 tarih, 2015/4167 esas ve 2016/1918 karar sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince davanın durmasına karar verilmesi ve denetimli serbestlik tedbirine devamla sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, kovuşturma şartı gerçekleşmediği halde davaya devam edilerek mahkumiyet hükmü kurulması,..." şeklinde belirtildiği üzere, incelemeye konu 29.10.2015 tarihli eylemin daha önceden Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.05.2015 tarih ve 2014/19304 soruşturma, 2015/152 sayılı kararı ile verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali mahiyetinde olduğu, ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

A. Şüpheli hakkında, 29.10.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2016 tarihli ve 2015/103703 Soruşturma, 2016/2361 Esas, 2016/1977 sayılı iddianamesi ile İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.05.2017 tarihli ve 2016/84 Esas, 2017/352 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine karar verildiği, anlaşılmıştır.
B. Dava konusu iddianameye dayanak Aydın 1.Asliye Ceza Mahkemesi kararlarının incelenmesinde;
1. Şüpheli hakkında 27.12.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2015 tarihli ve 2014/19304 Soruşturma, 2015/152 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 3.06.2015 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği,
2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle erteleme kararının kaldırılarak Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 30.07.2015 tarihli ve 2015/11495 Soruşturma, 2015/3860 Esas, 2015/3159 sayılı iddianamesi ile Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

3. Aydın 1. Asliye Ceza mahkemesinin 03.02.2016 tarihli ve 2015/1134 Esas, 2016/142 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 24.02.2016 tarihinde kesinleştiği,
4. Sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2019 tarihli ve 2019/1052 Esas, 2019/1402 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,
5. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 07.12.2020 tarihli ve 2019/3309 Esas, 2020/3184 Karar sayılı kararı ile, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği,
6. Bozmadan sonra; Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1528 Esas, 2021/43 Karar sayılı kararı ile davanın durmasına, denetimin devamına karar verildiği, kararın 24.02.2021 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre;
Sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine verilen İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2019 tarihli ve 2016/84 Esas, 2017/352 Karar sayılı "erteli hapis cezasının aynen infazına" dair ek kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı gözetilerek yapılan incelemede;
Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1528 Esas, 2021/43 Karar sayılı kararı ile davanın durmasına, denetimin devamına karar verildiği, kararın 24.02.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11.05.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması kararının hukuki geçerliliğini sürdürdüğü, inceleme konusu İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2017 tarihli kararına konu dosyadaki 29.10.2015 tarihli ikinci eylemin, 27.12.2014 tarihli ilk suçtan dolayı verilen 11.05.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli sayılması gerektiği, 29.10.2015 tarihli ikinci suçun, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi gereğince ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmasına kanuni engel bulunduğu, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" ve Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmesi gerektiği,

Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada; Mahkemece; Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1528 Esas, 2021/43 Karar sayılı durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2017 tarihli ve 2016/84 Esas, 2017/352 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın